Kelimeler arşivi içinde; başında "karanfil" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. karanfil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu karanfil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde karanfil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KARANFİLGİLLER
KARANFİLCİLİK
KARANFİLKÖY, KARANFİLLER
KARANFİLCİ
KARANFİL
KARANFİL
Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi (Dianthus caryophyllus). Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç (Caryophyllus aromaticus). Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu.
KARANFİLGİLLER
İki çeneklilerden, örnek bitkisi karanfil olan, çöven, karamuk ve benzerleri cinsleri içine alan bir familya.
KARANFİLCİ
Karanfil yetiştiricisi.
KARANFİLCİLİK
Karanfilcinin yaptığı iş.
KARANFİLLER
Aydın şehri, Çine ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARANFİLKÖY
Gaziantep ili, Karkamış belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARANFİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIZHANIM
Hüsnüyusuf, çinkaranfili. Az bulunur hanımefendi.
KINIFIR
Karanfil, bk. kırnıfıl.
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.
HÜSNÜYUSUF
Karanfilgillerden, bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen bir bitki, gugu çiçeği (Dianthus barbatus).
IHNAZ
Ekin tarlalarında biten, karanfilgillerden, çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki.
HIRIZMAN
Türkmen gelin ve kızlarının burunlarını delerek taktıkları karanfil ve benzerleri şeyler. Gerdek gecesinden bir gün evvel yapılan gelin hamamı.
BAHARATLI
İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı.
GALENFİL
Karanfil.
KIRNIFIL
Karanfil, bk.kınıfır.
İNDOL
Parfüm ve tıpta kullanılan yasemin yağında ve karanfil baharatı yağında bulunan beyazdan sarıya değişen renklerde olan, kötü aromalı, (seyreltik çözeltileri hoş kokulu) kansere sebep olan ve 2,3-benzopirol olarak bilinen bileşik. Triptofanın kalın bağırsaklarda bakterilerin etkisiyle yıkımından oluşan ve dışkının kokusunu veren madde, skatol.
MIĞIRIKARMUDU
Bir yanı açık sarı, bir yanı kırmızı, karanfil gibi kokan, içi kumlu bir çeşit armut.
EUGENOL
Karanfil ve bazı baharatlarda bulunanyem, diş macunu ve bazı kozmetik ürünlere tatlandırıcı olarak katılan, antiseptik, anestetik ve antioksidan etkili bir bileşik.
GALEFİR
Arapça kökenli karanful: Karanfil.
DUDİYE
Yaylalarda, akarsu kenarlarında yetişen karanfilgillerden, ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği.
DUDUYA
Yaylalarda, akarsu kenarlarında yetişen karanfilgillerden, ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği.
KARAMUK
Karanfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki (Agrostemmagithago). Vücutta kara renkli kabarcıklara sebep olan bir hastalık. Koyunlarda görülen bir hastalık türü.
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.
KARAHAN
Fırça gibi kullanılan sert tüylü bir bitki. Yaban karanfili. Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san. Adana şehri, Aladağ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Adana ilinde, Seyhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ağrı ilinde, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum kenti, Kırık bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kars şehrinde, Akyaka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Van ilinde, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MERSİNGİLLER
İki çeneklilerden, mersin, karanfil, okaliptus gibi yaprakları almaşık, çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan, güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
BAHARAT
Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).