Kelimeler arşivi içinde; başında "kaplanmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kaplanmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kaplanmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaplanmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAPLANMAK
KAPLANMAK
Kaplama işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAPLANMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZİFTLENMEK
Zift sürülmek, ziftle kaplanmak. Yemek. Bir işten kendine yolsuz kazanç sağlamak.
ÇİMENTOLANMAK
Çimento sürülmek, çimento ile kaplanmak.
SİSLENMEK
Sisle kaplanmak, sise bürünmek, bulanmak.
TARAZLANMAK
Kumaşın üzeri tel tel ipliklerle kaplanmak, iplikleri kabarmak. Çatallaşmak. Deri pütür pütür olmak. Saç dağınık, karışık olmak, tel tel kabarmak.
KAĞITLANMAK
Kâğıtla kaplanmak.
DONANMAK
Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.
ASFALTLANMAK
Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.
CİLLENMEK
Çimlenmek, yeşermek. Çillerle kaplanmak; çimlenmek; yeşermek. Gövermek, yeşermek.
KARLANMAK
Kar ile örtülmek, kar ile kaplanmak. Ekranda görüntü siyah beyaz noktalarla kaplanmak.
KALMAK
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
YÜZMEK
Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak. Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak. Derisini çıkarmak, derisini soymak. Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak. Çok para istemek. Yüzme sporu yapmak. Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak. Dalgalanmak.
BUĞULANMAK
Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak.
YOSUNLANMAK
Yosun oluşmak, yosunla kaplanmak.
GÜMÜŞLENMEK
Gümüşle kaplanmak. Gümüş gibi parıldamak.
ÇİMLENMEK
Çimle kaplanmak. Üzerinde çim bitmek. Kendinin olmayan şeylerden biraz yarar sağlamak. Yiyeceklerden azar azar alıp yemek.
KAPLANMA
Kaplanmak işi.
BUZLANMAK
Buzla kaplanmak, buz tutmak.
KAPAMAK
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.