Kelimeler arşivi içinde; başında "kaplan" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. kaplan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kaplan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaplan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAPLANBÖCEKLER
KAPLANKOZAĞI
KAPLANBOĞAN, KAPLANBÖCEK, KAPLANOBASI
KAPLANCIK, KAPLANGOZ, KAPLANKÖY, KAPLANLAR, KAPLANMAK
KAPLANGI, KAPLANIŞ, KAPLANLI, KAPLANMA
KAPLAN
KAPLAN
Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan, Asya'da yaşayan çevik ve yırtıcı hayvan (Felis tigris).
KAPLANOBASI
Balıkesir şehrinde, Tütüncü nahiyesine bağlı bir yer.
KAPLANBOĞAN
Boğan otunun bir türü, itboğan (Aconitum napellus).
KAPLANGI
Sinop şehri, Durağan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Uşak ili, Banaz ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KAPLANLAR
Denizli ilinde, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAPLANMA
Kaplanmak işi.
KAPLANKÖY
İzmir kenti, Göçbeyli nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir şehrinde, Kozak bucağına bağlı bir yer. Manisa şehrinde, Adala nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Payamlı bucağına bağlı bir bölge.
KAPLANGOZ
Salyangoz, sümüklüböcek.
KAPLANMAK
Kaplama işi yapılmak.
KAPLANBÖCEKLER
Çok zararlı böcekleri oburca avlayarak, bitki, hayvan ve insan sağlığına yardımcı olan, güzel renkli, kınkanatlı böcekler familyası.
KAPLANLI
Afyon kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Isparta ili, Keçiborlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehri, Hadım belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KAPLANIŞ
Kaplanma işi.
KAPLANBÖCEK
Başka böceklerle beslenerek en çok tarım için yarar sağlayan kaplanböcekler familyasının örnek türü; yanlış olarak "uyuzsineği" de denir.
KAPLANKOZAĞI
Salyangoz, sümüklüböcek.
KAPLANCIK
İzmir ilinde, Torbalı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun kenti, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAPLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUZLANMAK
Buzla kaplanmak, buz tutmak.
DONANMAK
Giyinip kuşanmak, süslenmek. Yayılıp kaplanmak. Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek. Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.
BULUTLU
Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış. Bulanık. Karışık, net olmayan (bellek).
BUĞULANMAK
Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak.
ASFALTLANMAK
Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ÇİMLENMEK
Çimle kaplanmak. Üzerinde çim bitmek. Kendinin olmayan şeylerden biraz yarar sağlamak. Yiyeceklerden azar azar alıp yemek.
DRAJE
Üstü şekerli, renkli ve parlak bir madde ile kaplanmış hap. Genellikle çikolata ile kaplanmış kuru yemiş.
ASFALT
Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm. Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. Bu karışımla kaplanmış.
BONBON
Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
ÇİMENTOLANMAK
Çimento sürülmek, çimento ile kaplanmak.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
ECZALI
Kimyasal madde ile kaplanmış, karıştırılmış, işlem görmüş. İçi kimyasal madde ile doldurulmuş mermi atan ateşli silah.
DAV
Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli).
EMAYE
Üzeri emayla kaplanmış olan. Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme.
DERİLİ
Derisi olan. Deri ile kaplanmış olan.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.