Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kanma" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KANMA
Kanmak işi.
KISKANMA
Kıskanmak işi, hasetlenme.
YIKANMA
Yıkanmak işi.
TIKANMA
Tıkanmak işi.
ÇALKANMA
Çalkanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HASETLENMEK
Kıskanmak.
DOYUM
Eldekinden hoşnut olma durumu, doyma işi, yetinme, kanma, kanaat. Bazı istekleri giderme, tatmin, orgazm.
KANDIRMAK
Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. İçme, yeme isteğini karşılamak. Aldatmak.
ENFARKTÜS
Bir organı besleyen bir atardamarın tıkanması sonucu gelişen doku ölümü.
HAMAM
Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.
KANIŞ
Kanma işi. Kanı, kanaat. Aldanış, kanma.
BOĞADA
Küllü veya sodalı su ile çamaşır yıkama. Yıkanmak üzere hazırlanmış çamaşırın üzerine sıcak kül suyu süzme işi.
KANIKMAK
Kanmak, gönlü kanmak.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
ÇİMMEK
Suya bütün vücuduyla girip çıkmak, yıkanmak.
DUŞ
Temizlik veya tedavi amacıyla suyu yüksekten üzerine doğru püskürtme yoluyla yıkanma. Bu biçimde yıkanmaya yarayan alet.
HAMAMLIK
Bazı evlerde yıkanmak için ayrılmış, çoğunlukla içi ve yanları çinko kaplı, dolaba benzer yer.
GÜNÜLEMEK
Kıskanmak, çekememek, haset etmek.
CÜNÜP
Dinin buyurduğu biçimde henüz yıkanmadığı için temiz sayılmayan (kimse), cenabet.
ÇEKEMEMEK
Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.
DOYMAK
İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.
BEKİNMEK
İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
ÇALKANIŞ
Çalkanma işi.
KANAAT
Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. Kanış, kanı, inanç, düşünce. Kanma, inanma.