Kelimeler arşivi içinde; başında "kanlı" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. kanlı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kanlı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kanlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANLIBAĞLAMA, KANLIBALSIRA
KANLIPİLAV, KANLIÇAVAK, KANLIPINAR, KANLIÇAYIR, KANLIGÜNEY, KANLIKAVAK
KANLIABAT, KANLIGADA
KANLITAŞ, KANLILIK, KANLIDAĞ, KANLIÇAY
KANLICA
KANLIK
KANLI
KANLI
Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.
KANLIPİLAV
Yemekli toplantı, şölen.
KANLIPINAR
Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz. Eskişehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KANLIBALSIRA
İncir ve portakal ağaçlarında olan, iri bir inci büyüklüğünde, ezildiği zaman yapışkan sıvı bırakan bir bit, Ceraplaetos.
KANLIÇAYIR
Sivas şehri, Beypınarı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KANLIGADA
Zorla birisine sataşan kimse.
KANLIABAT
Kastamonu ilinde, Devrekâni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KANLICA
Kırmızı renkli, yenilen bir çeşit mantar. Giresun kenti, Yağlıdere ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Nevşehir şehrinde, Kozaklı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KANLIKAVAK
Kahramanmaraş ilinde, Göksun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KANLIDAĞ
Kastamonu ilinde, Azdavay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KANLIÇAY
Sakarya ilinde, Karapürçek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KANLIÇAVAK
Karnı ve yüzgeçleri kırmızı benekli, eti lezzetli bir çeşit balık.
KANLIBAĞLAMA
Duvar örülürken tavana yakın konan bağlama ağacı.
KANLIGÜNEY
Samsun ilinde, Bafra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KANLITAŞ
Erzincan şehri, Akarsu nahiyesine bağlı bir yer.
KANLILIK
Kanlı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞDANIŞMAN
Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
BAŞVEKİLLİK
Başbakanlık.
DADANMAK
Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.
BULAŞKAN
Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.
ALIŞKI
Alışkanlık.
CİVELEK
Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
DELİKANLILIK
Delikanlı olma durumu.
AZDIRMAK
Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
BATAKÇI
Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).
AKŞAMCI
Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.
CAHİL
Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.
ALIŞKINLIK
Alışkanlık.
AĞIRKANLILIK
Ağırkanlı olma durumu.
DADAŞ
Erkek kardeş. Delikanlı, yiğit kimse. Yakın dostlar için kullanılan bir seslenme sözü.