KANLI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kanlı" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. kanlı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kanlı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kanlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KANLIBAĞLAMA, KANLIBALSIRA

10 harfli kelimeler

KANLIPİLAV, KANLIÇAVAK, KANLIPINAR, KANLIÇAYIR, KANLIGÜNEY, KANLIKAVAK

9 harfli kelimeler

KANLIABAT, KANLIGADA

8 harfli kelimeler

KANLITAŞ, KANLILIK, KANLIDAĞ, KANLIÇAY

7 harfli kelimeler

KANLICA

6 harfli kelimeler

KANLIK

5 harfli kelimeler

KANLI

Bazı kelimelerin anlamları

KANLI

Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.

KANLIPİLAV

Yemekli toplantı, şölen.

KANLIPINAR

Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz. Eskişehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KANLIBALSIRA

İncir ve portakal ağaçlarında olan, iri bir inci büyüklüğünde, ezildiği zaman yapışkan sıvı bırakan bir bit, Ceraplaetos.

KANLIÇAYIR

Sivas şehri, Beypınarı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KANLIGADA

Zorla birisine sataşan kimse.

KANLIABAT

Kastamonu ilinde, Devrekâni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KANLICA

Kırmızı renkli, yenilen bir çeşit mantar. Giresun kenti, Yağlıdere ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Nevşehir şehrinde, Kozaklı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KANLIKAVAK

Kahramanmaraş ilinde, Göksun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KANLIDAĞ

Kastamonu ilinde, Azdavay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KANLIÇAY

Sakarya ilinde, Karapürçek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KANLIÇAVAK

Karnı ve yüzgeçleri kırmızı benekli, eti lezzetli bir çeşit balık.

KANLIBAĞLAMA

Duvar örülürken tavana yakın konan bağlama ağacı.

KANLIGÜNEY

Samsun ilinde, Bafra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KANLITAŞ

Erzincan şehri, Akarsu nahiyesine bağlı bir yer.

KANLILIK

Kanlı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KANLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞDANIŞMAN

Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BAŞVEKİLLİK

Başbakanlık.

DADANMAK

Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.

BULAŞKAN

Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.

ALIŞKI

Alışkanlık.

CİVELEK

Canlı, neşeli ve sokulgan. Yeniçeri Ocağına yeni girmiş delikanlı.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

DELİKANLILIK

Delikanlı olma durumu.

AZDIRMAK

Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

BATAKÇI

Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).

AKŞAMCI

Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.

CAHİL

Öğrenim görmemiş, okumamış. Deneysiz, genç, toy (delikanlı veya kız). Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

ALIŞKINLIK

Alışkanlık.

AĞIRKANLILIK

Ağırkanlı olma durumu.

DADAŞ

Erkek kardeş. Delikanlı, yiğit kimse. Yakın dostlar için kullanılan bir seslenme sözü.