Kelimeler arşivi içinde; başında "kani" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. kani ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kani ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kani olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANİBALİZİM
KANİBALİZM
KANİNGİNİ
KANİHMAK, KANİSTER
KANİBEY, KANİNUS, KANİRİN
KANİYE
KANİÇ, KANİL, KANİS, KANİŞ
KANİ
KANİ
Kanmış, inanmış. Yenge. Topaç. Hani. Hani?. Hızarcı tezgâhı. Kanaat eden, fazlasını istemeyen. İnanmış, kanmış. Dokunaklı, iğneli söz söyleyen.
KANİRİN
Trimetil amin oksit.
KANİHMAK
Doymak, kanmak (krş. kanık: kanmış DLT.).
KANİYE
Kanaat eden, fazlasını istemeyen. İnanmış, kanmış.
KANİBEY
Çanakkale ilinde, Gümüşçay nahiyesine bağlı bir yer.
KANİL
Örf, yöntem, yol.
KANİŞ
Uzun, kıvırcık tüylü bir cins köpek. Fransa'dan köken alan ve Fransa'nın ulusal köpek ırkı olarak da tanınan, Avrupa'da yaklaşık 400 yıllık bir geçmişi olan, geçmişte av köpeği olarak yetiştirilmiş, standart, minyatür ve toy olmak üzere genel özellikleri aynı yalnızca boyutları farklı üç varyasyonu olan, vücut yapısı orantılı ve kare şeklinde, tüyleri sert ya tam kıvırcık veya kordonlar şeklinde dolanarak uzayan, geleneksel biçimde tıraşı yapıldığında daha zarif, asil ve kendinden emin bir görüntü kazanan, bütün düz renklerde olabilen, gözleri oval ve ırk özelliği olarak genellikle çok koyu renkli, gözleri kahverengi olanlarda koyu kehribar renginde, kayısı renkli olanlarda ise kehribar renginde, kuyruğu geleneksel olarak ½ oranında kısaltılan, neşeli, çok zeki, duyarlı ve eğitime son derece yatkın ve bu nedenle sirklerin aranan hayvanı olan, sahibine çok düşkün, sadık ve koruyucu, günümüzde daha çok pet veya gösteri köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, pudıl köpeği. Tahtaların kenarına süs yapmakta kullanılan bir çeşit rende.
KANİNGİNİ
Alından kan almakla geçtiğine inanılan bir hastalık.
KANİÇ
Tahtaların kenarına süs yapmakta kullanılan bir çeşit rende.
KANİSTER
Konteynere gobletleri yerleştirmek için kullanılan kulplu teneke kutu.
KANİNUS
Köpeğe ait, köpekle ilgili olan.
KANİBALİZİM
Yamyamlık.
KANİBALİZM
Kendi türünü yeme.
KANİS
Köpek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVİMSELCİLİK
Beliren ve gelişen şeylerin kendiliklerinden etkin olduklarını, gelişmelerini sağlayan gücün dışarıdan gelmeyip kendileriyle özdeş bulunduğunu ileri süren öğreti, gürecilik, dinamizm, mekanikçilik karşıtı.
KAFA
İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
ELEKTROMOTOR
Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç.
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.
KAMPANA
Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.
KLAVYE
Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.
DÜZENEK
Mekanizma.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.
AMERİKANCILIK
Amerikancı olma durumu, Amerikanizm.
DİNAMİK
Canlı, etkin, hareketli. Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi. Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı. Devimsel.
KAROSER
Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
FREN
Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
DÜLDÜL
Mekanik olarak çalışan oyuncak çocuk arabası. Hz. Ali'ye Hz. Muhammed tarafından armağan edilen binek hayvanının adı. Modası geçmiş araç. At. Eski otomobil.
KİNEMATİK
Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.
BİYOMEKANİK
Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.