Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kanepe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kanepe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kanepe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kanepe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KANEPE
KANEPE
Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANEPE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANERE
Kanepe, bank. Başıboş ve obur köpek. Güç durum : Tanrı kimseyi kanarede koymasın. Köpek.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
GENEPE
Fransızca kökenli canapé: kanepe; geniş koltuk.
KARAFERE
Kanepe.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
KİREBET
Avlu, hayat. Tahta kanepe.
KANAPA
Kanepe, bank.
KANEFE
Kanepe, bank.
ÇEKYAT
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
KIRNAPA
Kanepe, bank.
KENEPE
Kanepe.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
KARNAPA
Kanepe, bank. Şişman adam. Ağır canlı, vurdumduymaz.
OTOMAN
Bir tür ipekli kumaş. Sedir biçiminde kanepe.
KANNAPA
Kanepe, bank.
KİBET
Tahta kanepe : Kibetin üstünde yattım.
KİRBET
Balkon ve evlerin önündeki çıkıntı. Tahta kanepe.