KANDIRMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kandırmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kandırmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kandırmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kandırmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KANDIRMAK

Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek. İçme, yeme isteğini karşılamak. Aldatmak.

  -   -   -  

Anlamında KANDIRMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANDIRMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALDAMAK

Aldatmak, kandırmak. Aldatmak, kandırmak, oyun etmek.

İŞLETMEK

İşlemesini sağlamak, çalıştırmak. Bir şeyi, bir kimseyi, bir yeri kullanarak veya çalıştırarak yarar sağlamak. Üzerine işleme yaptırmak. Şaka ve birtakım yalanlarla sezdirmeden birini kandırmak veya onunla eğlenmek.

DÜDÜKLEMEK

Aldatmak, kandırmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Değersiz bir şeyi çok değerliymiş gibi birine satmak.

AVHIDMAK

Kandırmak.

YUTTURMAK

Yutma (I) işini yaptırmak veya yutmasını sağlamak. Kandırmak, aldatmak.

UYUTMAK

Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek. Acı, keder vb.ni hafifletmek. Aldatmak, kandırmak. İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak.

AVSANNAHMAK

Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.

APILDATMAK

Kandırmak, aldatmak.

BAYMAK

Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.

AFARTMAK

Mübalağa etmek, ofartmak, şişirmek. Aldatmak, kandırmak. Hırsızlık etmek, aşırmak, çalmak.

ÇALIMLAMAK

Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek. Kandırmak. Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.

AYARTMAK

Baştan çıkarmak, doğru yoldan saptırmak. Kandırmak. Birini, çalıştığı yerden ayırıp başkasının yanında çalışmaya kandırmak.

TAVLAMAK

İşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek. Karşı cinsin gönlünü çelmek, kandırıp elde etmek. Yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak. Ümit vererek kandırmak, kendine bağlamak, aldatmak.

AVLAMAK

Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

YEMEK

Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

AYARLAMAK

Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.

KISKANDIRMA

Kıskandırmak işi.

NİSPET

Oran. Birini üzmek için ya da inat olsun diye yapılmış olan iş. Bağıntı, ilgi, ilinti. Kıskandırmak veya üzmek için.

APARTMAK

Aparma işini yaptırmak. Çalmak, aşırmak, alıp kaçmak, habersiz götürmek, gizlice almak. Götürmek, alıp götürmek. Kaldırmak. Aldatmak, kandırmak. Çaldırtmak. Yağma etmek. Yemek atıştırmak, obur gibi yemek. Bir işin hakkından gelmek, becermek. Kendi çıkarına çalışmak, el altından iş yapmak. Vaz geçirmek, caydırmak. Mübalâğalı konuşmak, mübalâğa etmek. Uğrulamak, çalmak.

KANDIRMA

Kandırmak işi.