Kelimeler arşivi içinde; başında "kanda" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. kanda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kanda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kanda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANDAHLAMAK
KANDAMLASI, KANDALAYAN
KANDADUĞU, KANDAŞLIK, KANDASINA, KANDALIĞI, KANDALALU
KANDALAY, KANDAMIŞ, KANDALAR, KANDAKÇI, KANDAĞAY
KANDAKİ, KANDAĞI, KANDARA, KANDASA
KANDAL, KANDAK, KANDAN, KANDAŞ, KANDAĞ, KANDAY, KANDAZ
KANDA
KANDA
Değirmen bendi. Nerede, nereye.
KANDASINA
Gideceği yere, başka bir tarafa.
KANDAŞLIK
Kan birliği, soy birliği.
KANDAMIŞ
Bolu kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tekirdağ şehri, Dambaslar bucağına bağlı bir yer.
KANDAĞI
Nerede.
KANDAĞAY
Tahtakurusu.
KANDAMLASI
Asya ve Avrupa'da ılıman bölgelerde yetişen kırmızı veya sarı çiçekli otsu bir bitki (Adonis).
KANDALIĞI
Nerede olduğu.
KANDADUĞU
Nerede olduğu.
KANDALAY
Tahtakurusu.
KANDALAYAN
Tahtakurusu.
KANDALAR
Tahtakurusu.
KANDAHLAMAK
İğreti bağlamak, tutturmak.
KANDAKİ
Hangi.
KANDALALU
Yeni doğuran atın, yeniden aygıra çekilerek gebe kalması.
KANDAKÇI
İki yüzlü adam.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİBRİN
Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein.
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
LENFOSİT
Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.
ISIYAYAR
Bir akışkanda ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan alet, konvektör.
KLOROZ
Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı, sarıcalık.
DEMİRSİZLİK
Kanda beliren demir yetersizliği.
AGAMAGLOBULİNEMİ
Gamaglobulin düzeyinin düşmesi. Kanda antikorların veya immünoglobulinlerin tamamen yokluğu veya çok az bulunması. Özellikle, yeni doğmuş ve süt emmemiş hayvanlar için geçerlidir.
KALSEMİ
Kandaki kalsiyum miktarı.
SERUM
Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm. Hücre yenilenmesini hızlandıran, deriyi besleyen, su kaybını, cildin solunumunu ve doğal savunmasını kuvvetlendiren sıvı. Mikroplu bir hastalığa veya zehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde.
BÖBREK
Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.
KANCIL
Kanda yaşayan asalak.
KANSIZLIK
Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi. Soysuzluk. Duygusuzluk, korkaklık.
KOLESTEROL
Kanda ve büyük ölçüde ödde bulunan, besinlerle alınan sterol, kolesterin.
AGLİSEMİ
Kanda şekerin bulunmaması.
SÜZGEÇ
Sıvıları süzmeye yarayan araç, süzek. Bir akışkandaki yabancı maddeleri süzüp ayıran alet veya aletlerden oluşan düzenek, süzek, filtre. Sulama kovasının ucuna takılan, küçük delikli metal parça.
SEDİMANTASYON
Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.
İDRAR
Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet.
SALGI
Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.
ÜREMİ
Ürenin idrarla çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık.
TİROKALSİTONİN
Tiroit bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon.