Kelimeler arşivi içinde; başında "kambur" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. kambur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kambur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kambur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAMBURLAŞTIRMAK
KAMBURLAŞTIRMA, KAMBURSİNEKLER
KAMBURLAŞMAK
KAMBURLAŞMA
KAMBURLUK
KAMBURA, KAMBURU
KAMBUR
KAMBUR
Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme. Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse). Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. Sıkıntı, dert. Ütü yastığı.
KAMBURLAŞMA
Kamburlaşmak işi.
KAMBURSİNEKLER
Göğüsleri kamburca, kanat damarlarının önden ilk üçü kalınlaşmış olup, yara ve bağırsak kurtlanmalarına yol açabilen ufacık sinekler familyası.
KAMBURLAŞMAK
Kambur duruma gelmek.
KAMBURLUK
Kambur olma durumu.
KAMBURLAŞTIRMAK
Kambur duruma getirmek.
KAMBURU
Ciltlenecek kitapların sırtlarını yuvarlatmak için kullanılan araç. (İzmir).
KAMBURA
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık.
KAMBURLAŞTIRMA
Kamburlaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMBUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜKÜDEK
Kambur, eğri. Yan yan (yürüyüş için).
APOFİZİS
Yumru, şiş, kamburluk.
BULÜZ
Kambur.
BEBERUHİ
Sevimsiz, budala, bücür erkek. Karagöz oyunundaki kambur cücenin adı.
ÇONTUR
Pürüzlü, eğri büğrü, kambur.
BÜKÜRÜ
Kambur.
BÜGRÜ
Kambur.
DIRDA
Kambur.
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
KIZAK
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.
BÜLEZ
Kambur.
COZ
Prafa oyununda ikinci ve üçüncü derecedeki kozlar. Topaç. Göz ağrısı. Ateşin su içine atıldığı zaman çıkardığı ses. Kambur. Ceviz.
BÜKÜRE
Eğri. Kambur. Çıkrık cağlarının üzerine geçirilen ve yivlerine urgan atılan, tornada yapılmış ağaçtan dalgalı masura.
BUĞLEZ
Yaşlı görünüşlü. Kambur.
BÜYDÜZ
Kambur. Büzük, kıç, makat, anüs.
BÜYLÜZ
Kambur.
BÜYRÜZ
Kambur.
BÜLENGEZ
Kambur.
BELEĞEZ
Kambur.
DIRDALANMAK
Beli eğilmek, kamburu çıkmak: Hasan getdiyhce dırdalaner.