Kelimeler arşivi içinde; başında "kamaş" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. kamaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kamaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kamaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAMAŞTIRMAK
KAMAŞTIRMA
KAMAŞMAK
KAMAŞIK, KAMAŞMA, KAMAŞUH
KAMAŞ
KAMAŞ
Ekşi : Biraz kamaş getir çorbaya katalım. Tütünün dip yaprakları.
KAMAŞIK
Kusur, pot : Amma kamaşık yaptın. Beceriksiz, tembel, uyuşuk. Uyuşuk. Küçük kusur: O kadarcık kamaşığa bakılmaz.
KAMAŞTIRMAK
Kamaşmasına neden olmak.
KAMAŞUH
Kusur, pot : Amma kamaşık yaptın. Beceriksiz, tembel, uyuşuk.
KAMAŞTIRMA
Kamaştırmak işi.
KAMAŞMAK
Ekşi bir şey sebebiyle dil, damak veya diş uyuşmak.
KAMAŞMA
Kamaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖNGELMEK
Zayıflamak, kuvveti kaybolmak, görevini iyi yapamaz hale gelmek, körleşmek. (Diş hakkında) kamaşmak.
GAMAŞMAK
Kamaşmak, uyuşmak (diş için).
ALAYİŞ
Gösteriş, göz kamaştırma.
GOZ
Kapı sürgüsü. Ceviz. Göz. Herhangi bir kimseye söylenen kötü söz. İskambil oyunlarında ötekilere üstün tutulan grubun işaretini taşıyan kâğıt. Koz, pay: başımda goz gırmak. Göz - goz goz: delik deşik - goz kamaşmak: çok beğenmek, hayran olmak - goz koymak: göz koymak - goz yaşi: göz yaşı.
GAMEŞMEK
Kamaşmak, uyuşmak (diş için).
KÜNGÜLENMEK
Kamaşmak.
KAMEŞMEK
Kamaşmak, uyuşmak.
KARIK
Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). Sabanla açılan çizi. Ark. Arklar arasında kalan toprak parçası.
ÜSTÜNYAPIM
Çok büyük giderlerle çevrilen, kalabalık oyunculu, göz kamaştırıcı bezem ve giysili, gürültülü tanıtılarla piyasaya sürülen, fakat çoğunlukla sanat yönünden büyük bir değer taşımayan film.
TANRICALIK
Pericelik, geçitleme gibi görkemli bir sahne eserinde son ve en parlak kısım. Perili oyun, geçitleme gibi, göz kamaştırıcı bir oyunda son ve en parlak bölüm.
YOŞUTMAK
Caydırmak. (Göz hakkında) Kamaştırmak.
GARAHMAK
Çok aşırı susamak. Kamaşmak.
YOŞ
Loş, alacakaranlık. Yabanıl. Beceriksiz. Yokuş. Yorgun, yıpranmış, fersiz, zaif, kamaşık, bulanık. Yorgunluk, fersizlik, zayıflık.
GÜNGÜLENMEK
Kamaşmak.
GICILDAMAK
Diş gıcırdamak, kamaşmak.
KARIKMAK
Göz fazla ışıktan kamaşmak. Göz kar yağmış bir alana bakmaktan kamaşmak.