Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kaley" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kaley ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kaley olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kaley olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KALEY
KALEY
İşçi, hizmetçi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALECİ
Bazı top oyunlarda kalenin önünde durarak topun kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu, file bekçisi.
MESMES
Irmak ve derelerden esen hafif yel. Kaleye konulan taşa, taş ya da değnekle vurarak oynanan çocuk oyunu.
GOL
Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı.
MAZA
Çocukların kaydırak oyununda kaleye diktikleri kuka. Meşenin fındık büyüklüğündeki meyvesi. Öküz arabası. Mağaza - mâza armudu:Bir armut çeşidi.
PENALTI
Ceza atışı. Elemeli futbol maçlarının sonrasındaki eşitlik durumlarında takımların birbirlerine üstünlük sağlamaları için rakip kaleye en az beşer kez yaptığı vuruş.
ŞUT
Futbolda bir oyuncunun topu kaleye sokmak için ayağıyla yaptığı sert ve hızlı vuruş.
FUTBOL
Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.
DÜT
Ayaktopu oyununda şut. Kaleye top girme, sayı, gol.
CUMURLAMAK
Buruşturmak, kırıştırmak. Yoğurmak. Çimdiklemek. Saklambaç oyununda kaleye el vurmak.
KALABAK
Tepe ya da dağ sırtlarında kaleye benzeyen toplu kayalar. Hasır otundan örülen şapka. Huni. Çınar ağacı. Nilüfer çiçeği. Kabalak, keçe külâh. Taç. Balıkesir ilinde, Havran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir kenti, Aliağa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DOKSANDAN
Kalenin yan direkleri ile yere koşut olan üst direği arasındaki 90 derecelik sol-sağ iki açıdan topun tümünün kaleye girmesi durumu.
SÖBELEMEK
Saklambaç oyununda kaleye ebeden önce gelmek. Çıkıntı yapmak. Saklambaç oyununda kaleye ebeden önce gelmek, sobelemek.
MOZA
Karasinek, öküz sineği. Domuz yavrusu. Çocuk. Yaramaz çocuk. Sıska çocuk. Direngen, ayak direyici kişi. Bir çocuk oyununda kaleye dikilen taşı vurmak için atılan taş. Kısa boylu kimse.
LÖMBÜÇ
Yuvarlak ve yassı taşlarla oynanan oyunda kaleye dikilen şey.
MILLIK
Kayrak oyununda, çocukların vurmaya çalıştıkları, kaleye dikilmiş yuvarlak taş.
SÖBÜLEMEK
Saklambaç oyununda kaleye ebeden önce gelmek.
LÖŞ
Tembel, uyuşuk (insan ya da hayvan). İşini düzenli yapmayan, şaşkın, dağınık kişi. Güçlü. Ağır. Pis. Tümsek, küçük toprak yığını. Çürümüş. Leş. Çocuk oyununda kaleye ebeden önce gelerek ebe olmaktan kurtulma sevinciyle çıkarılan ünlem. Islak.
HÜT
Evet: Hüt onu ben yaptım. Kavrayışlı, akıllı. Bir çocuk oyununda kaleye dikilen teneke kutu: Hütü yerine dikte öyle ara.
KRİKET
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun.