Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kalbur" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kalbur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kalbur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kalbur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SIRIMKALBUR
TELKALBUR
ÜÇKALBUR
KALBUR
KALBUR
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek.
ÜÇKALBUR
Leblebi yapılacak nohudu büyüklüklerine göre kısımlara ayırmağa yarayan elek. (Tavşanlı Kütahya).
TELKALBUR
Nohut ile mısır kavurmada, buğday ile arpayı yıkamada kullanılan çok küçük gözenekli kalbur. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
SIRIMKALBUR
Eleme kısmı sırımdan yapılmış buğday ya da arpa çalkalamak için kullanılan kalbur. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde KALBUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALBURLATMAK
Kalburdan geçirtmek.
KASNAK
Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.
ÇALKANTI
Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.
KALBURLANMAK
Kalburdan geçirilmek.
ELENTİ
Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.
KALBURLAMAK
Kalburdan geçirmek.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
TEKERLEME
Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.
SARAT
Büyük delikli kalbur.
KALBURLANMA
Kalburlanmak işi.
KALBURCU
Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.
ARPAGÜZELİ
Bir çeşit kalbur.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
GÖZER
Buğday, toprak vb.nin elendiği iri gözlü kalbur.
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
KALBURLATMA
Kalburlatmak işi.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
KALBURCULUK
Kalburcunun yaptığı iş.
ARİNESEFALİ
Kalbur kemiğinin yokluğuna bağlı olarak beyinde koku soğanı ve ilgili sinirlerin biçimlenmemesiyle belirgin gelişme bozukluğu.
İRİNTİ
Elek ve kalbur üzerinde kalan iri taneler. Hayvanların beğenmeyerek yemedikleri iri saman.