Sonu KAİM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kaim" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kaim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kaim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kaim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAİM

Başka bir şeyin yerine geçen. Ayakta duran, var olan. Her zaman var olan (Tanrı).

  -   -   -  

Anlamında KAİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖĞME

Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Kepeği alınan buğdaydan yapılan pilav. Ahlat, armut gibi yemişlerin tokmakla ezilerek kurutulmuşu. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Kadınların yüzlerinin iki yanına takılan altın süs. Dayanıklı, kaim odun. Bakır ya da sarı levhaları çekiçle biçimlendirme işi.

DÜLLÜH

Kaim çavdar ya da buğday saplarından yapılan çocuk düdüğü; düllüh makarna.

GAYME

Kâğıt lira. Kağıt para. Arapça kökenli kaime: kaime; lira. Kâğıt para. (Çarçalar Bozüyük Bilecik).

HARMI

Ahşap evlerde tavanın örülmesinde kullanılan kereste, kiriş. Binanın yapımında kullanılan, büyük, kaim ağaç (Erzincan Merkez).

OOSPOR

Oomiset mantarlarda, alglerde ve protozoonlarda döllenmiş oosferde gelişen kaim duvarlı zigot. Oomiset mantarlarda, alglerde ve protozoonlarda döllenmiş oosferde gelişen kalın duvarlı zigot.

GANOYİN

Ganoyit pulların, bazen de kozmoyit pulların en dışında bulunan ve mineye benzeyen kaim parlak saydam tabaka. Ganoyit pulların, bazen de kozmoyit pulların en dışında bulunan ve mineye benzeyen kalın, parlak ve saydam tabaka. Ganoyid bir pulun dış örtüsünü meydana getiren mineye benzer bir madde.

KAYME

Kâğıt para, kaime.

GAYİM

Arapça kökenli kaim: kaim.

DURUTMAK

Durdurmak, kaim kılmak.

YARMAÇA

İri yarılmış ağaç, odun. Kaim odundan ayrılan parçalar. Büyük odun (Çayağzı). Bir kütükten yarılan odunların her biri. Yarılmış odun.

BAZLAMAC

Kaim açılmış yufka ekmeği, küçük saç pidesi.

ELENGE

Kasları hareket ettiren kaim sinir. Zayıf, çelimsiz.