Kelimeler arşivi içinde; başında "kafile" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kafile ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kafile ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kafile olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAFİLE
KAFİLE
Birlikte hareket eden topluluk. Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. Aynı yöne giden taşıt veya yolcu topluluğu, konvoy.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAFİLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKRANA
Küme, grup, kafile.
HACBEYİ
Her yıl hacca giden kafilenin başkanı.
HANUT
Özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde.
BAHARNA
Küme, grup, kafile.
BARHANA
Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.
GÜREM
Küme, sürü, kafile.
TAPKUR
Bölük, manga, dizi, kafile. Tehlike karşısında kolayca savunabilmek için, dört köşe biçiminde dizilen ve tekerleklerinden zincirle birbirine bağlanan araba ve benzeri araçların oluşturdukları berkitilmiş yer; tabur. Tabur, katar, sıra, dizi.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.
AKBAŞLI
Papatya. İnce ve sık yapraklı, beyaz çiçekli bir yabani ot, ayvadana. Küfür olarak kullanılır. Düğün sırasında hediyeleri kız tarafına götürecek kafilede ilâhi okuyanın arkasında bulunan yaşlı kadın. Civanperçemi. Sakarya şehrinde, Kaynarca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KONVOY
Aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu, kafile. Savaş gemileri tarafından korunan yük gemileri katarı.
HALAYLİM
Çalım: Bugün yolcu kafilesi halaylimli geçti.
GÜREF
Küme, sürü, kafile.
TAPKIR
Basılarak sertleştirilmiş toprak, ekin, ot ve benzerleri şeyler. Bölge, semt : Yakın tapkırda bir kızıl kıyamet koptu. Bölük, manga, dizi, kafile. Istar adlı dokuma tezgahının alt bölümünde bulunan yuvarlak ağacı döndürmeye yarayan düzen. (Taşpınar Aksaray Niğde).
GEFİLE
Kafile: gefile ğatır: deve kervanı. Arapça kökenli kafile: kafile.
BORANA
Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.