Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kadro" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kadro ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kadro olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kadro olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KADRO
KADRO
Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. Bu çizelgedeki yer. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm.
Bu bölümde tanımı içerisinde KADRO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TENSİKAT
Düzen vermeler, düzenlemeler. Bir iş yerinde kadro düzenlemeleri.
KESİK
Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.
KADROLAŞTIRMAK
Kadrolaşmasını sağlamak.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
KADROCULUK
Kadrocu olma durumu.
GADURO
Kadro.
EYLEMLİ
Eylem durumunda olan, amelî, fiilî. Kadrolu.
KADROLU
Bir kuruluşta kadrosu olan, kadroya girmiş olan.
KADOR
Kadro.
DUKALIK
Bir dukanın yönetiminde bulunan ülke. Dar kadro ile dilediği gibi yönetme.
ÇİZELGE
Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.
KADROLANDIRMA
Kadrolandırmak işi veya durumu.
STATÜ
Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu. Tüzük. Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon. Heykel.
KADROLAŞMAK
Kadrolara, aynı görüşü paylaşan insanları toplamak, yerleştirmek.
KADROLANDIRMAK
Kadroda yer vermek.
KADROLAŞMA
Kadrolaşmak durumu.
KADROLAŞTIRMA
Kadrolaştırmak işi.
KADROSUZLUK
Kadrosuz olma durumu.
KADROCU
Kendi düşüncesine yakın düşüncede olan insanları kadrosunda toplayan.
KADROSUZ
Kadrosu olmayan.