KABARIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kabarık" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kabarık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kabarık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kabarık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KABARIK

Kabarmış olan. Çıkıntısı olan, tümsekli.

KABARIKLIK

Kabarık olma durumu, şişkinlik.

  -   -   -  

Anlamında KABARIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KABARIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BERJER

Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.

BARTONELLOZİS

Bartonella cinsi organizmaların neden olduğu, özellikle Peru'daki Andean vadisinde, Ekvator ve Kolombiya'da insanlarda ve özellikle dalak çıkarılması sonrasında köpek ve kemiricilerde görülen, Oroya ateşi ve verruga peruana olmak üzere iki biçimi bulunan, Oroya ateşi biçimi akut şiddetli hemolitik anemiyle (Bartonella anemisi) belirgin ve son derece öldürücü, verruga peruana biçimi hiperpigmentli sınırlarla çevrili hemangiyom benzeri makulalardan oluşan iyicil deri kabarıklıklarıyla belirgin, Phlebotomus özellikle P. verrucarum türü kum sineklerinin vektörlük yaptığı Bartonella bacilliformis'in neden olduğu enfeksiyon, Carrion hastalığı.

PANDİSPANYA

Yumurta katılarak yapılmış olan şekerli, kabarık, yumuşak bir pasta türü.

TARLATAN

Kabarık görüntü vermek için değişik malzemelerle yapılmış olan bir tür iç giysisi.

AVURTLAK

Avurdu yumru, sarkık olan insan veya hayvan. Başak tutmak üzere olan ekin. Yanakları büyük olan. Büyük ağızlı. Giysinin uygun gelmeyip kabarık kalması. Kemiriciler (Rodentia) takımından, Güneydoğu Anadolu ve Kafkaslarda yaşayan altın sarısı renkli bir memeli türü.

BOMBE

Şişkinlik, kabarıklık.

YUMRU

Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

ŞİŞKİNLİK

Şişkin olma durumu. Bağırsaklarda gaz birikmesi sonucu karında oluşan şişme ve gerginlik. Kabarıklık, şişlik. Enflasyon.

DIŞBÜKEYLİK

Dışa doğru çukur, şişkin veya kabarık olma durumu.

KEMER

Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

TOPLANTI

Birden çok kimsenin belirli amaçlarla bir araya gelmesi, içtima. Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin her biri. Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma.

KOŞİN

Ağır, hareketsiz, bol ve kabarık tüylü bir tavuk ırkı.

ELMEBAŞ

Ağız tarafı geniş ve kabarık, horoz tarafı dar olan av tüfeği.

BOMBELİ

Şişkinliği, kabarıklığı olan.

DÜRPÜ

Bir yanı yassı öteki yanı kabarık küçük eğe.

TÜMSEK

Küçük tepe, tüm, tümbek. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik.

TALAZLANMAK

Dalgalanmak. İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde kabarıklık oluşmak.

TALAZ

Dalga, kasırga. İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde oluşan kabarıklık.

DÜDÜ

Kuzu. Kazmanın sap takılan deliği. Çam kozalağı. Sivrilik, kabarıklık. Kılıbık. Kuş gagası. Nacağın demir kısmının arkasını oluşturan düzlük. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Düdük.

ÇIKKIN

Kabarık, şişkin.