İŞVEREN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "işveren" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. işveren ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu işveren ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde işveren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İŞVEREN

İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron.

İŞVERENLİK

İşveren olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında İŞVEREN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞVEREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MEHİL

Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel. İş sözleşmesine göre işçinin işine son verileceğinin işten çıkarılmadan önce işveren tarafından kendisine bildirilme süresi.

KAŞELİ

Kaşesi olan. İşverenin, kendisine başkaca bir yükümlülüğü olmadan çalışma süresine göre ücret verdiği kimse.

ELCİ

Bazı yörelerde mevsimlik tarım işçisi toplayıp işçi ile işveren arasında aracılık yapan kimse.

PATRON

Bir ticaret veya sanayi kurumunun sahibi, başı, işvereni. Kumaşın biçilmesine yarayan, bir giysi örneğindeki parçaların biçimine göre kesilmiş kâğıt, kalıp. Bir kuruluşta, bir iş yerinde makam bakımından yetkili kimse. Sözü geçen paralı kimse.

TOTAŞ

İşveren, patron. Amir; patron.

İŞBIRAKIMI

İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları.

İŞBELGESİ

İşinden ayrılan işçiye işinin türü, özelliği, süresi ve gerekirse durumu, davranışlarıyla çalışmasının ne yolda olduğu belirtilmek amacıyla işverence düzenlenerek verilen belge.

PRİM

İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para. Sigorta kuruluşlarına bağlı olanların ödemek zorunda oldukları ücret. Pay senetlerinin asıl fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki artış.

İŞBIRAKTIRMA

İlgili yasalar çerçevesinde işverenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı.

ÇALIŞTIRAN

İşveren.

SENDİKA

İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik.

DAYANIŞMACILIK

Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.

KUPON

Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz veya kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. Yalnız bir giysilik dokunmuş veya kesilmiş, üstün nitelikte (kumaş parçası).