Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işlik" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işlik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında işlik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işlik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAŞMÜFETTİŞLİK, İŞİTİLMEMİŞLİK, KABULLENMİŞLİK
GÖRÜLMEMİŞLİK
ÇALGILIİŞLİK, ÇOKBİLMİŞLİK, KAYBETMİŞLİK
YETİŞMİŞLİK, TÜKENMİŞLİK, BAŞKEŞİŞLİK, SEÇİLMİŞLİK, MÜFETTİŞLİK, BİTMEMİŞLİK, BİTİRMİŞLİK, GÖRMEMİŞLİK, GECİKMİŞLİK, GELİŞMİŞLİK
EZİLMİŞLİK
BİTMİŞLİK, BİLMİŞLİK, GEÇMİŞLİK, YETMİŞLİK, DERVİŞLİK
YEMİŞLİK, KİRİŞLİK, KEŞİŞLİK, GİRİŞLİK, ÇEMİŞLİK, ÇİRİŞLİK, GENİŞLİK, ERMİŞLİK
İŞLİK
Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.
MÜFETTİŞLİK
Denetmenlik.
BİTİRMİŞLİK
Bitirmiş olma durumu.
BAŞKEŞİŞLİK
Başrahiplik.
SEÇİLMİŞLİK
Seçilmiş olma durumu.
ÇALGILIİŞLİK
Erkek gömleği. (Yenikent Aksaray Niğde).
GÖRMEMİŞLİK
Görmemiş olma durumu. Görmemişçe davranış.
YETİŞMİŞLİK
Yetişmiş olma durumu.
ÇOKBİLMİŞLİK
Çokbilmiş olma durumu.
BAŞMÜFETTİŞLİK
Başdenetmenlik.
KABULLENMİŞLİK
Kabullenmiş olma durumu.
İŞİTİLMEMİŞLİK
İşitilmemiş olma durumu.
GÖRÜLMEMİŞLİK
Görülmemiş olma durumu.
BİTMEMİŞLİK
Latincede, bir eylemi henüz sona ermemiş olarak anlatan fiil zamanı.
TÜKENMİŞLİK
Gücünü yitirmiş olma, çaba göstermeme durumu.
KAYBETMİŞLİK
Kaybetmiş olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İŞLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARZ
Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.
KALIN
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.
FERAHİ
Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.
ENGİNLİK
Engin olma durumu. Alabildiğine genişlik.
FERAHLIK
Ferah olma durumu, genişlik, gönül açıklığı.
ERGENLİK
Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.
BURUKLUK
Buruk olma durumu, kekrelik. Küskünlük, gücenmişlik.
BAŞRAHİPLİK
Başrahip olma durumu, başkeşişlik. Başrahibin yaptığı iş, başkeşişlik. Başrahibin makamı, başkeşişlik.
HAVUZCUK
İdrar borularının böbrekle birleştikleri yerde huni biçimindeki genişlik.
KANEPE
Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, peynir, sucuk, salam vb. şeylerle süslenen çok küçük ekmek.
MAZLUMLUK
Haksızlığa ve zulme uğramış olma durumu, ezilmişlik. Sessizlik, uysallık.
GANGLİYON
Sinirlerde ve lenf damarlarında yer yer ortaya çıkan yuvarlak şişlik. Merkezî sinir sistemi dışında bulunan hücre gövdelerinin oluşturduğu kitle.
KALINLIK
Kalın olma durumu. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyut.
FİNCANLIK
Miktarı herhangi bir fincan kadar olan. Herhangi bir sayıda fincan alabilecek genişlikte olan.
EVLİYALIK
Ermişlik.
EN
Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.
GENLİK
Genişlik. Dalga genliği. Bolluk, refah.
BOYUT
Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.