Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işli" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında işli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIÇİRİŞLİ
AŞAĞIÇİRİŞLİ
ESİRGEYİŞLİ, BAŞDERVİŞLİ
SIÇANDİŞLİ, DİNLEYİŞLİ, GÖSTERİŞLİ, ALAMAŞİŞLİ, FERFİLİŞLİ
YARAYİŞLİ, ELVERİŞLİ, ANTİRİŞLİ, MENEVİŞLİ
ALAYİŞLİ, DERVİŞLİ, TEDHİŞLİ, GEÇMİŞLİ, OHIMİŞLİ, ÖDEMİŞLİ, HOBBİŞLİ, ÇERVİŞLİ
ERMİŞLİ, GİYİŞLİ, KERİŞLİ, MEMİŞLİ, NEVİŞLİ, SEVİŞLİ, SEZİŞLİ, KİRİŞLİ, ÇEKİŞLİ, ÇİRİŞLİ, DİKİŞLİ, GEÇİŞLİ, GİDİŞLİ, YEMİŞLİ, DİVİŞLİ, GELİŞLİ, GERİŞLİ
İŞLİ
Üzeri nakışlı.
ALAYİŞLİ
Gösterişli.
ALAMAŞİŞLİ
Kastamonu ili, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
DERVİŞLİ
Osmaniye kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Uşak ilinde, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SIÇANDİŞLİ
Sıçandişi türünde olan.
DİNLEYİŞLİ
Söz tutan, söze gelen, uyumlu.
FERFİLİŞLİ
Eli işe yatkın olmayan.
BAŞDERVİŞLİ
Kahramanmaraş şehri, Ağabeyli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MENEVİŞLİ
Menevişleri olan.
GÖSTERİŞLİ
Gösterişi olan. Görkemli.
YARAYİŞLİ
Faydalı, yararlı, işe yarar.
ESİRGEYİŞLİ
Merhametli.
ELVERİŞLİ
Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.
ANTİRİŞLİ
Uydurma, acayip iş nesne veya kimse.
YUKARIÇİRİŞLİ
Samsun kenti, Kavak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
AŞAĞIÇİRİŞLİ
Samsun ilinde, Kavak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde İŞLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ASTARLIK
Astar olmaya elverişli (kumaş vb.).
BAŞRAHİPLİK
Başrahip olma durumu, başkeşişlik. Başrahibin yaptığı iş, başkeşişlik. Başrahibin makamı, başkeşişlik.
AYAKKABILIK
Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).
BANKET
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
BAKLAVALIK
Baklava yapımında kullanılan veya baklava yapmaya elverişli olan.
ATÖLYE
Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ARZ
Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.
BABAÇKO
Güçlü, gösterişli, iri yarı (kadın).
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
BANKO
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
BARFİKS
Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.