Kelimeler arşivinde; içinde "şini" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şini bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şini ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şini olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEĞİŞİNİMCİLİK
TRİŞİNİZASYON, DEĞŞİNİMCİLİK
TRİŞİNİFERÖZ
DEĞİŞİNİMCİ
ŞİNİKLEMEK
KOŞİNİLİN, ŞİNİKLEME, DEĞİŞİNİM
DEĞŞİNİM, KÖMÜŞİNİ
AKŞİNİK, ŞİNİMEK, ŞİNİYER
ŞİNİYH
ŞİNİG, ŞİNİK
ŞİNİ
ŞİNİ
Şimdi.
ŞİNİKLEME
Şiniklemek işi.
DEĞŞİNİM
(Değşinimciliğe göre) Doğada ve toplumda niteliksel değişmelerin yavaş yavaş değil birdenbire olması, bir şeyin ortam ve koşullarını bulduğunda birdenbire nitelik değiştirmesi.
ŞİNİMEK
Arsızlanmak. Yaramazlık etmek, şımarmak.
DEĞŞİNİMCİLİK
Doğa ve toplumdaki değişmelerin değşinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı.
TRİŞİNİFERÖZ
Trişin içeren.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
TRİŞİNİZASYON
Trişinellozis.
ŞİNİYH
1/ 8 teneke hacminde bir tahıl ölçüsü.
KÖMÜŞİNİ
Konya ilinde, Kulu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
AKŞİNİK
Kütahya şehrinde, Pazarlar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DEĞİŞİNİMCİLİK
Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm.
ŞİNİYER
Tahıl elemekte kullanılan elek.
ŞİNİKLEMEK
Şinikle tartmak, ölçmek.
DEĞİŞİNİMCİ
Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist.
KOŞİNİLİN
Karminik asit.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ALDIRTMAK
Alma işini başkasına yaptırmak.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
AKAÇLATMAK
Akaçlama işini yaptırmak.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
ALDIRMAK
Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.
AKTARMACI
Aktarma işini yapan kimse.
ALGILATMAK
Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.
AKTARTMAK
Aktarma işini yaptırtmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AÇTIRMAK
Açma işini yaptırmak.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AĞIRLATMAK
Ağırlama işini yaptırmak.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
ADATMAK
Adama işini yaptırmak.
ALKIŞLATMAK
Alkışlama işini yaptırmak.