İçinde ŞİMDİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şimdi" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şimdi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şimdi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şimdi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ŞİMDİLERDE, ŞİMDİLEYİN

8 harfli kelimeler

ŞİMDİCİK, ŞİMDİDEN, ŞİMDİLİK, ŞİMDİCAK, ŞİMDİCEK, ŞİMDİLOH, ŞİMDİREK

7 harfli kelimeler

ŞİMDİKİ, HOŞİMDİ

6 harfli kelimeler

AŞİMDİ, ŞİMDİK, ÜŞİMDİ

5 harfli kelimeler

ŞİMDİ

Bazı kelimelerin anlamları

ŞİMDİ

Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda. Az sonra, yakında. Artık, bundan böyle, bu duruma göre. Az önce, biraz önce, demin.

ŞİMDİDEN

İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak.

ŞİMDİCİK

Hemen şimdi, şu anda.

ÜŞİMDİ

Şimdi, şimdiye kadar.

AŞİMDİ

Şimdi.

ŞİMDİK

Şimdi. Şimdi, karşılığı şinci, şindi,şimdim.

ŞİMDİLOH

Şimdilik, bk. şindiloh, halaloh.

ŞİMDİREK

Şimdi, şimdiki hadle, şu sıra.

ŞİMDİLEYİN

Şimdiki zamanda.

ŞİMDİKİ

İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki.

ŞİMDİCEK

Şimdi.

HOŞİMDİ

Eh artık, o halde pek âlâ.

ŞİMDİCAK

Şimdi.

ŞİMDİLİK

Şimdiki durumda veya zamanda, şimdiki zaman için, şu duruma göre.

ŞİMDİLERDE

Bugünlerde. Bu sıralarda.

  -   -   -  

Anlamında ŞİMDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİMDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SON

Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.

BA

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.

ANCAH

Ancak. Biraz önce, demin, henüz. Şimdi, bu anda. Eski türkçe ança ok: ancak. Ancak...cak kadar.

KISMET

Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. Talih, kader, şans. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. Evlenme talihi.

ANIŞMAK

Birini anmak, birinin arkasından sözünü etmek: Şimdi seni anışıyorduk. Konuşmak, söyleşmek, anlatmak: Çocuk ölmüş, demin adamlar anışıyordu. Birlikte anmak (birini).

BASTIRIKTA

Gizlenen, saklanan şey veya laf: Benim de bu hususta bildiklerim var, fakat şimdilik bastırıkta duruyor.

HENÜZ

Az önce, daha şimdi, yeni. Daha, hâlâ.

ANÇA

Ancak. Şimdi, bu anda. Alın.

GÜNCEL

Günün konusu olan, şimdiki, bugünkü (haber, olay vb.), aktüel.

ZAMANE

İçinde bulunulan zaman, dönem. Yakınma veya hafifseme yoluyla şimdiki zaman.

İMDİ

Buna göre, şu hâlde, artık. Şimdi.

BAĞACIK

Çorap bağı, ip. Bağ, bahçe kapılarına yapılan ağaç kilit. Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Demin, az önce, şimdi. Diyarbakır şehrinde, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

BAYACAK

Demin, az önce, şimdi.

ELAN

Şimdi, şu anda, hâlâ, henüz, daha.

MAMUT

Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius).

BAAKTAN

Demin, az önce, şimdi.

ANCACUK

Şimdi, bu anda.

ZAMAN

Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

ANAMNEZ

Hastanın, hastalığı ve çevresi hakkında verdiği bilgi, anamnezi. Hastalığın mevcut durumu ve geçmişiyle ilgili bilgilerin tümü. Bir hastalığın hikâyesi, hastalığın geçmişi. Hayvan sahibi veya bakıcısı tarafından hastalığın meydana gelişi, durumu, şimdiye kadarki gidişi hakkında veteriner hekime verilen bilgi. Genel ve klasik olarak ikiye ayrılır.