Kelimeler arşivinde; içinde "şile" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şile bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şile ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şile olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİRLEŞİLEBİLMEK, ERİŞİLEBİLİRLİK
VAHŞİLEŞTİRMEK, BİRLEŞİLEBİLME
DİŞİLEŞTİRMEK, VAHŞİLEŞTİRME, KİŞİLEŞTİRMEK, ERİŞİLEBİLMEK
DEŞİLEBİLMEK, ERİŞİLEBİLME, KİŞİLEŞTİRME, DİŞİLEŞTİRME
VAHŞİLEŞMEK, DEŞİLEBİLME
KİŞİLENMEK, KİŞİLEŞMEK, DİŞİLEŞMEK, VAHŞİLEŞME, ŞİLEPÇİLİK, KURUCAŞİLE
DİŞİLEŞME, KİŞİLEŞME, FİŞİLEVİK, KİŞİLEMEK, ÜŞİLENMEK, PİŞİLEMEK
EKŞİLEME, YAHŞİLER, EĞŞİLEME
ŞİLEDER, ŞİLEMPE, ŞİLEPÇİ, EKŞİLER
ŞİLENE, ŞİLEPE, ŞİLEPİ, ŞİLETE
ŞİLEK, ŞİLEŞ, ŞİLEM, ŞİLEP
ŞİLE
ŞİLE
Mercanköşk. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
VAHŞİLEŞMEK
Yabanileşmek. Durdurulamamak, zapt edilememek.
KİŞİLENMEK
Öğünmek, böbürlenmek.
ERİŞİLEBİLMEK
Erişilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİŞİLEŞTİRMEK
Dişi duruma getirmek.
DEŞİLEBİLME
Deşilebilmek işi.
VAHŞİLEŞTİRMEK
Yabanileştirmek.
BİRLEŞİLEBİLME
Birleşilebilmek işi.
KİŞİLEŞTİRME
Kişileştirmek işi. Cansız varlıkları veya hayvanları insanmış gibi gösterme, canlandırma, teşhis, teşhis ve intak.
DEŞİLEBİLMEK
Deşilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ERİŞİLEBİLME
Erişilebilmek işi.
DİŞİLEŞTİRME
Dişileştirmek işi.
VAHŞİLEŞTİRME
Yabanileştirme.
KİŞİLEŞTİRMEK
kişileşme işini yaptırmak.
BİRLEŞİLEBİLMEK
Birleşilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ERİŞİLEBİLİRLİK
Genel Ağ'da bir sayfanın ulaşılabilir olması. Hedef tüketicilerin pazara sunulan bir mal ya da hizmete, pazarın ulaşım koşullarında erişebilme düzeyi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİŞİLEŞME
Dişileşmek durumu.
DİSİPLİN
Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
DOKTORA
Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak.
CEMAAT
Bir imama uyup namaz kılan kişiler. Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu. İnsan kalabalığı, topluluk.
DAYANIŞMAK
Bir topluluğu oluşturan kişiler bir şeyi gerçekleştirmek için duygu, düşünce ve çıkar birliği göstermek, birbirini kollamak, mütesanit olmak.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
DOKUNULMAZLIK
Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet. Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu.
AYLA
Hale. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
ARGO
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.
CANLANDIRMA
Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.
BİLANÇO
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.
CAMGÖBEĞİ
Yeşile çalan mavi renk. Bu renkte olan.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ÇEKÇEK
Kişileri taşımak için kullanılan, insan gücüyle işleyen iki tekerlekli araç.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
BÜLTEN
Özel veya resmî kurum, kuruluş veya yetkili kişilerce herhangi bir durumla ilgili olarak süreli veya süresiz yayımlanan duyuru. Dergi.
ÇEKİMLEMEK
Bir cisim genel çekim yasasına göre başka bir cismi çekmek. Bir fiili zaman, kip ve kişilere, bir ismi ise çokluk, şahıs, iyelik ve durum eklerine göre biçimlendirmek.