Kelimeler arşivinde; içinde "şetmek" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şetmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şetmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şetmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEVŞETMEK, ŞİMŞETMEK, NAHŞETMEK, KEVŞETMEK, KEFŞETMEK, GENŞETMEK, EDİŞETMEK, NAKŞETMEK
ÇEŞETMEK, CİŞETMEK, GEŞETMEK, KAŞETMEK, PİŞETMEK, DÖŞETMEK
AŞETMEK, İŞETMEK, ÖŞETMEK
ŞETMEK
ŞETMEK
Şey etmek, şey yapmak.
PİŞETMEK
İşemek.
KEFŞETMEK
Keşfetmek.
ŞİMŞETMEK
Ucunu sivriltmek.
KEVŞETMEK
Oranlamak, kestirmek.
EDİŞETMEK
Benzetlemek, yansılamak.
AŞETMEK
Yiyecek, yemek.
NAKŞETMEK
Süslemek, bezemek, nakış yapmak. Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak, işlemek.
ÇEŞETMEK
Kabuğundan ayırmak: Fındığı çeşetdim.
GENŞETMEK
Gevşetmek.
GEVŞETMEK
Sertlik ve gerginliğini bozmak. Rahatlatmak, sakinleştirmek.
KAŞETMEK
Tandır ve ocakta yakacakları kümelemek.
GEŞETMEK
Güvercin tüy değiştirmek.
NAHŞETMEK
Nakşetmek; ezberlemek.
DÖŞETMEK
Döşeme işini yaptırmak.
CİŞETMEK
İşemek: Gız, çocuğu cişet.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞETMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.
LEVYE
Bir mekanizmanın kumanda kolu. Bir şeyi yerinden oynatmak, kaldırmak, harekete geçirmek, gevşetmek vb. için kullanılan, kaldıraca benzer araç.
İŞETME
İşetmek işi.
KAHŞATMAK
Bir şeyin parçasını yerinden oynatmak, gevşetmek.
DOŞATMAK
Döşetmek, sermek - tayatmak doşatmak: dayatip döşetmek.
GANŞATMAK
Gevşetmek.
NAKŞETME
Nakşetmek işi.
GAĞŞATMAK
Gevşetmek. Yumuşatmak. Yenmek. Hoplatmak.
ANALİSLATMAK
Yumuşatmak, gevşetmek, ıslatmak.
PARKELETMEK
Parke ile döşetmek.
BOLLAMAK
Gevşetmek.
TAVSATMAK
Tavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
RESMETMEK
Bir şeyin resmini çizmek. İz yapmak, işlemek, nakşetmek.
GEVŞETME
Gevşetmek işi.
KAŞANDIRMAK
Hayvanı durdurup işetmek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
DÖŞETME
Döşetmek işi.
YASMAK
Yayın kirişini gevşetmek. Düz duruma getirmek.
ÜZMEK
Üzüntü vermek. Bir şeyi gerip çekerek gevşetmek, sürterek aşındırmak.