Kelimeler arşivinde; içinde "şaşırtma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şaşırtma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şaşırtma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şaşırtma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞAŞIRTMA
Şaşırtmak işi.
ŞAŞIRTMACA
Şaşırtmak için yapılmış olan oyun.
ŞAŞIRTMAK
Şaşırmasına sebep olmak. Yanıltmak. Şaşkınlaşmak, şaşmak. Daha iyi yetişmelerini sağlamak için ağaç fidanlarının veya çiçek fidelerinin yerlerini değiştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAŞIRTMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARŞITLAM
Sanat yapıtında, yerleşmiş kanılara karşıt düşen, kimi zaman da şaşırtmaca amacı günden duygu ve düşünce. Karşıt düşünceleri bir arada kullanma sanatı, ör. "Kederimin artması için sevinmek isterim; bunu kimseye anlatmam." (A.Hamit Tarhan).
ŞAŞURTMAH
Şaşırtmak.
DANMAK
Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Sormak, fikir almak. Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. İnkâr etmek, gizlemek. Düşünmek. Hissetmek, his olarak bilmek; gelbime dandi. Dönmek. Doğmak; inkâr etmek. Dinlemek. Danışmak, istişare etmek. Hayrette kalmak, şaşmak. Şaşırtmak.
TAKILMAK
Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.
ŞAKA
Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife. İri ve güzel aşık. İri bulgur. Dörtte bir. Şaka, bk. şakka// şaka şenlik: bk. yanğur yunğur. Güldürmek amacıyla, birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz, koşuk. bk. takılma.
ŞOKE
"Birdenbire şaşırtmak, hoşa gitmeyecek bir şey yapmak" anlamlarındaki şoke etmek ve "birdenbire şaşırmak, hoşa gitmeyecek bir şeyle karşılaşmak" anlamlarındaki şoke olmak deyimlerinde kullanılan bir söz.
IÇKINMAK
Şaşırtmak. Kurtulmak.
ŞAŞIRTABİLMEK
Şaşırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARIŞTIRMACA
Karşısındakini şaşırtma ereğiyle belirsiz oyunlar uygulama.
AZDURMAK
Yolu şaşırmak, şaşırtmak. Kışkırtmak.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
DANLAMAK
Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. Bahane bulmak. Ağlamak. Sabahlamak: Bu gece dizime bir ağrı girdi, gözüme uyku girmedi, danladım. Uğuldamak, ses çıkarmak. Duyduğunu çevreye yaymak. Taaccüp etmek, şaşmak, garip bulmak. Şaşırtmak.
ŞAMŞIRTMAK
Şaşırtmak.
AZITMAH
Başıboş bırakmak,baştan savmak, şaşırtıp ortada bırakmak. Yolu şaşırmak, şaşırtmak.
AZÜAMAK
Yolu şaşırmak, şaşırtmak.
ENDİKMEK
Şaşırtmak. Duraksamak, kararsız olmak. Sabırsızlanmak. Utanmak, sıkılmak. Aklı başına gelmek, uyanmak. Herhangi bir şey karşısında reflekssiz hareket yapmak. Şaşalamak, acemilik göstermek, şaşırmak, mütehayyir olmak; tevahhuş etmek.
AFKIRTMAK
Bir şeyi gizlice, kurnazlıkla almak, aşırmak. Şaşırtmak, oyalamak. Okuyup üflemek, üfürmek.
FENİKTİRMEK
Herhangi bir kimsenin fazla acele etmesini isteyerek elini ayağını şaşırtmak, iki ayağını bir pabuca sokmak. Şaşırtmak, korkutmak. Sersemletmek. Kıvrandırmak.
UÇTUUÇTU
Birkaç kişi arasında oynanan ve uçmayan şeyleri de uçar gibi göstererek şaşırtma temeline dayanan bir çocuk oyunu.
GÖSTERİŞ
Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.