İçinde ŞAMI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şamı" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şamı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şamı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şamı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

CUMAAKŞAMI, YAŞAMIŞLAR

8 harfli kelimeler

AKŞAMINA

7 harfli kelimeler

AHŞAMIN, ŞAMIKON, ŞAMIRTA

5 harfli kelimeler

ŞAMIT

4 harfli kelimeler

ŞAMI

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAMI

Yemeni, başörtüsü.

ŞAMIKON

Şakacı.

YAŞAMIŞLAR

Uşak kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ŞAMIRTA

Gürültü.

AHŞAMIN

Akşamlayın, akşam vaktı.

ŞAMIT

İğ üstündeki yeni bükülmüş iplik.

CUMAAKŞAMI

Perşembe günü.

AKŞAMINA

Akşamleyin, karşılığı akşamlan, âşamneyin, âşamın, âşamılan, aşamınan, âşamneyin.

  -   -   -  

Anlamında ŞAMI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAMI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAZAR

Barış. VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse.

ÇİY

Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.

GÜNGÖRMÜŞ

İyi yaşamış. Birçok hayat deneyimi bulunan (kimse).

MİM

Arap alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı. Bu türü gerçekleştiren sanatçı. Eski Yunan ve Roma'da yaşamı, töreleri taklit amacı güden komedi türü. Bir oyuncunun herhangi bir davranış veya duyguyu yüz ve vücut hareketleriyle anlattığı oyun türü. Biten bir yazının altına konulan işaret.

AKŞAMLATMAK

Akşamı yaptırmak, akşamı buldurmak veya ettirmek.

İDİL

Şırnak iline bağlı ilçelerden biri. Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir.

MAMUT

Filgillerden, dördüncü zamanda Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius).

EVSİZ

Evi olmayan. Yaşamını sokaklarda sürdüren.

GEÇİRMEK

Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.

MODA

Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik. Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük. Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan.

ÇÖZGÜN

Çözülmüş, dağılmış. Erimeye başlamış, yumuşamış (kar, buz).

GÜVENLİK

Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet.

DONMAK

Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak. Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak. Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak. Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek. Kimyasal bir etki ile katılaşmak. Çok üşümek. Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek. Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek.

MEVSİM

Yılın, güneşten ısı, ışık alma süresi ve dolayısıyla iklim şartları bakımından farklılık gösteren dört bölümünden her biri, sezon. Herhangi bir şeyin etkinlik dönemi, sezon. Zaman, dönem, çağ. Herhangi bir ekimin yapıldığı veya bir ürünün yetiştiği dönem. Bazı atmosfer olaylarının en çok belirdikleri zaman. Yaşamın bir bölümü.

KRİZ

Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Çöküntü. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.

ATA

Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.

KIPÇAK

XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman. Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad.

AVAR

Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.

GÖKTÜRK

VI-VIII. yüzyıllarda Moğolistan ve Orta Asya'da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse, Köktürk.

AKŞAMLAMAK

Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.