Kelimeler arşivinde; içinde "ısıtmak" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ısıtmak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ısıtmak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ısıtmak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ISITMAK
Sıcak duruma getirmek. Çekici, olumlu, hoş bir duruma getirmek.
PISITMAK
Yellenmek.
TISITMAK
Yellenmek, gaz çıkarmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ISITMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
CIZLIYAVERMEK
Yağlanmış yufkayı saçta ısıtmak.
GIZITMAK
Isıtmak.
UFULAMAK
Üşüyen elleri nefesle ısıtmak, hohlamak. Ufalamak.
ERSİN
Ateş küreği. Tekneye yapışmış hamuru kazımağa yarayan demir araç. Hamur kesmek için kullanılan bir çeşit bıçak. Tandır ekmeğini piştikten sonra tandırdan çıkarmak ve kesmek için kullanılan demir araç. Küçük çocukların yatırıldığı top rağı ısıtmak için, toprağın konulduğu kürek biçiminde araç. Bir çeşit güzel kokulu bitki. Uzunluk ölçüsü, arşın. Hamur kesmek için kullanılan yassı demir (Ç. Çiftliği). Kurumuş hamuru ve hamur bulaşığını tekneden kazımağa yarayan âlet. ". "Amacına ulaşsın, kavuşsun" anlamında kullanılan bir isim. "Sen yiğitsin, kahramansın" anlamında kullanılan bir isim".
HAVKURMAK
Sıcak bir şeyi soğutmak ya da soğuk bir şeyi ısıtmak için üflemek.
PİŞİRMEK
Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek veya içilebilecek bir duruma getirmek. Olgunlaştırmak. Çalışarak öğrenmek. Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak. Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek.
SAĞIRLAŞMAK
İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.
ISSITMAK
Isıtmak, kızdırmak.
HAVHURMAK
Nefesle ısıtmak: Ellerim üşüdü havhurluyorum.
TANDIR
Yere çukur kazılarak yapılmış olan bir fırın türü. Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılmış olan düzen.
RADYATÖR
Hava, su veya buharı ısıtmak veya soğutmak suretiyle meydana gelen sıcaklığı veya soğukluğu yayan, böylece ısıtma ve soğutmada kullanılan cihaz. Bağlı bulunduğu motordaki ısı derecesinin yükselmesini önleyen soğutucu.
İSSITMAK
Isıtmak.
GIZDIRMAK
Isıtmak.
KIZDIRMAK
Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak. Isıtmak. Öfkelenmesine neden olmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek.
İSİTMEK
Isıtmak.
İLİTMEK
Suyu ısıtmak.
PEÇ
Rus mimarisinde odaları ısıtmak için yapılmış olan fırın tarzı ocak.