Kelimeler arşivinde; içinde "ıralama" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ıralama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ıralama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ıralama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞAMANDIRALAMAK
ŞAMANDIRALAMA
YARISIRALAMA
TAMSIRALAMA
SIRALAMAK, ÇIRALAMAK
IRALAMAK, SIRALAMA
IRALAMA
IRALAMA
Iralamak işi.
TAMSIRALAMA
Yansımalı, tersbakışımlı, geçişli, bağlaşık bağıntı. bk. yalın sıralama. sıkı tamsıralama. Örn.
IRALAMAK
Belirli bir ıra ile belirtmek, karakterize etmek.
ŞAMANDIRALAMA
Şamandıralamak işi.
YARISIRALAMA
Yansımalı, ters bakışımlı, geçişli bağıntı. Örnek: Altküme bağıntısı bir yarısıralamadır.
SIRALAMAK
Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak. Art arda söylemek, sayıp dökmek.
ŞAMANDIRALAMAK
Belli bir noktayı işaretlemek için bir şamandırayı zincirleriyle birlikte denize bırakmak.
SIRALAMA
Sıralamak işi.
ÇIRALAMAK
Tutuşturmak, kızıştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde IRALAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖZETMEK
Teker teker sıralamak.
TANZİM
Sıraya koyma, sıralama. Düzenleme, düzen verme, yoluna koyma.
DİZELGELEME
Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama.
HALKALAMAK
Bir şeyi kıvırarak halka biçimine getirmek. Bir yer veya şeyin çevresini çember biçiminde kuşatmak. Sıralamak.
CİZMEK
İpe dizmek. Dizmek, sıralamak. Dizmek.
LEFFÜNEŞİR
Birkaç adı bir sözün başında söyledikten sonra bunların sıfat veya fiillerini daha aşağıda sıralama.
YANMAK
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak. Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek. Bütünü ya da bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek. Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak. Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak. Zarara, kötülüğe uğramak. Isı, ışık veren bir konuma geçmek. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak. Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak. Çok istemek, çabalamak. Parlamak, parıldamak. Yanık acısına benzer bir acı duymak. Çok üzülmek.
SAYMAK
Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Önemsemek. Geçer tutmak. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Hesaba katmak, dikkate almak.
DÖNE
Karşı ziyarette bulunma. Defa, kere. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. "1."Bundan sonraki çocuklar erkek olsun" anlamında kullanılan bir isim. Karşı ziyarette bulunma.".
EVİRİ
Anlatıma özel bir duygu ve imge değeri katmak amacıyla, sözükleri etkileyici biçimde sıralama.
BAŞÖĞLEN
Londra'da Greenwich gözlemevinden geçen ve öteki öğlen çemberlerini sıralamakta başlangıç sayılan öğlen.
SIRALAYIŞ
Sıralama işi.
DÜZMEK
Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek. Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek. Erkek, cinsel ilişkide bulunmak. Uydurmak.
DİZMEK
Bazı nesneleri iplik, tel vb.ne geçirmek. Yan yana veya üst üste sıralamak. Harfleri yan yana getirerek yazı düzenlemek. Düzenlemek, hazırlamak.
FİHRİST
İçindekiler. Alfabetik sıralamalar için kullanılan, kenarında bütün harflerin yer aldığı not defteri. Katalog.
TERTİP
Uygun bir sıraya, düzene koyma, sıralama. Düzenleme. Dizgi. Askere alınma dönemi. Düzenleniş, sıralanış biçimi, kombinasyon. Hile, düzen, komplo. Doktorun hastaya verdiği ilaç düzeni.
KURA
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.
DİZİLEMEK
Dizi durumunda sıralamak.
SIRALATMAK
Sıralama işini yaptırmak.
SİLSİLEİMERATİP
Rütbe sıralaması.