İçinde IMSIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ımsık" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ımsık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ımsık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ımsık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

IMSIK

Gamsız, kaygısız. Sır saklayan. Arsız, uyuşuk, miskin, beceriksiz. Eskimiş, kokmuş, bayat yemek. Sessiz, utangaç, sıkılgan, az konuşan kişi.

SIMSIKI

Çok sıkı. Çok sıkı olarak, sıkı bir biçimde.

TIMSIKMAK

Yavaşça vurmak. Ekşimek, kokmak.

SIMSIK

Yumruk.

TIMSIK

Çekingen, utangaç.

SIRIMSIKLAM

Çok ıslak, su gibi.

  -   -   -  

Anlamında IMSIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IMSIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

HENKİ

Şiddetli sancı. Hangi: Hasta olan henki adam?. Bu, şu, o: Avucunda sımsıkı birşey tutuyorsun, henki ne?.

ZAR

İnce perde ya da örtü. Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper. Car (II). Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılmış olan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı. İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper.

HANİFE

İslam dinine sımsıkı bağlı olan kimse. İslamiyetten önce tek Tanrı'ya inanan.

SIKMA

Sıkmak işi. Dar bir tür kadın yeleği. Sımsıkı bağlanmış. Bir tür pantolon ya da şalvar. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek. Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal).

HARPADAN

İki şeyin birbirine sımsıkı yerleşmesini anlatır: Şişenin gapağı harpadan oturdu.

ISMAK

Kısmak, sıkmak, kıvırmak, büzmek. Yağmur suyunu emen toprak sertleşmek: Bağ dikeceğimiz yer ıstığı için çapalayamadık. Çekirdeğin içini çıkarmak. Ağzını sımsıkı tutmak. Ağzını sımsıkı kapamak.

HIRPADAN

İki şeyin birbirine sımsıkı yerleşmesini anlatır. Birdenbire: Onu hırpadan yakaladım.

DIVRAK

Küçük, ufacık. Çevik, canlı, kıvrak kişi. Derli toplu, giydiğini yakıştıran kişi. Biçilen ekinleri, başakları içeriye gelmek üzere yerleştirerek yapılan yığın. Dar, sımsıkı (elbise için).

ZIMZIK

Yumruk. Sımsıkı, çok sıkışık, tıka basa. Bilye.

GISGIVRAH

Kıskıvrak; sımsıkı.

DERDESDE

Sımsıkı tutma, yakalama.

HANİF

İslam dinine sımsıkı bağlı olan kimse. İslamiyetten önce tek Tanrı'ya inanan.

VELİYÜDDİN

Dindar, dinine sımsıkı bağlı kimse.