İçinde ILAMAZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ılamaz" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ılamaz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ılamaz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ılamaz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ILAMAZ

Yaramaz.

KICILAMAZ

Tembel.

  -   -   -  

Anlamında ILAMAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ILAMAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MIHLAMAK

Mıhla tutturmak, çakmak, çivilemek. Birini ya da bir şeyi bir yerden ayrılamaz, kıpırdayamaz duruma getirmek. Altın, gümüş vb. taşları metal yuvalara işlemek. Birini silahla yaralamak veya öldürmek.

GANDARA

Su deposu. Beşik kolu: Beşik gandarasız kullanılamaz. Arapça kökenli kantara: değirmen oluğunun üstbaşı.

ÇÖPATLAMAZ

Gözünden hiçbir şey kaçmayacak kadar titiz ve dikkatli olan, aldatılamaz.

DAYANILMAZ

Karşı konulamaz veya karşı çıkılamaz (kimse veya şey), tahammülfersa. Tahammül edilemez, katlanılamaz.

BÖLÜNMEZ

Parçalanamaz, ayrılamaz.

ULUK

Miskin, tembel, pasaklı: Kızım sende bu ulukluk varken satılamazsın. İnce, narin, hastalıklı. Çürümüş, çürümeye yüz tutmuş. Çürük, işe yaramaz, bozuk. Emsiz, ilaçsız. Aptal. Düzensiz, dağınık kimse. Uyuşuk, ağırcanlı. Yaşlı veya uyuz, büyük köpek. Halk dilinde Atın omuz başı.

KİMYASALLAR

Belli moleküler bileşimdeki maddeler veya bileşikler için, genellikle de tek bir moleküler yapıdaki maddeler için kullanılır. İlaç terimi kimyasal madde yerine kullanılamaz.

YARIMAĞIZ

İsteksiz, içten gelmeyerek, dil ucuyla. Bir arktan akan suyun yarısı: Yarımağız suyunan ekin suvarılamaz.

ÇEKTİRMEK

Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

DOGMA

Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi. Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılmış olan sav, nas, inak.

FİTAT

Buğdaygil tanelerinin dış tabakalarında bulunan, fosfor ve diğer mineralleri bağlayarak onları tek midelilerce yararlanılamaz duruma getiren bir fitik asit tuzu.

SOYUTLAMA

Bir nesnenin özelliklerinden veya özellikleri arasındaki ilişkilerden herhangi birini tek başına ele alan zihinsel işlem, gerçeklikte ayrılamaz olanı düşüncede ayırma, tecrit, abstraksiyon.