İçinde İSTİF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "istif" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde istif bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu istif ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında istif olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

İSTİFLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

İSTİFLEYEBİLME, İSTİFSARIHATIR

11 harfli kelimeler

İSTİFLENMEK, BİLİSTİFADE

10 harfli kelimeler

İSTİFLEYİŞ, İSTİFÇİLİK, İSTİFLENME, İSTİFLEMEK, İSTİFLENİŞ, İSTİFANAME

9 harfli kelimeler

İSTİFLEME

8 harfli kelimeler

İSTİFSAR, İSTİFACI, İSTİFHAM, İSTİFADE

7 harfli kelimeler

İSTİFAN, İSTİFRA, İSTİFÇİ

6 harfli kelimeler

İSTİFA

5 harfli kelimeler

İSTİF

Bazı kelimelerin anlamları

İSTİF

Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.

İSTİFLEYEBİLME

İstifleyebilmek işi.

İSTİFLENMEK

İstifleme işi yapılmak.

İSTİFLEYEBİLMEK

İstifleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

İSTİFLENİŞ

İstiflenme işi.

İSTİFLEME

İstiflemek işi.

İSTİFHAM

Soru.

İSTİFACI

Kendi yararını düşünen, çıkarcı.

İSTİFÇİLİK

İstifçinin yaptığı iş. İleride bulunmayacağı veya pahalılaşacağı düşüncesiyle çok mal yığarak piyasada sıkıntıya yol açma, stokçuluk.

İSTİFSARIHATIR

Hâl hatır sorma.

BİLİSTİFADE

Yararlanarak.

İSTİFSAR

Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma.

İSTİFANAME

Bir görevden kendi isteğiyle ayrıldığını belirten dilekçe, istifa.

İSTİFLEYİŞ

İstifleme işi.

İSTİFLENME

İstiflenmek işi.

İSTİFLEMEK

Düzgün bir biçimde üst üste yığmak. Stok etmek.

  -   -   -  

Anlamında İSTİF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İSTİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKİLME

Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

ELLEÇLEME

Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması.

İSTİFÇİ

Malları, eşyayı istif eden görevli. Stokçu.

KUSMA

Kusmak işi, istifra. Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması.

STOKÇULUK

Stokçu olma durumu, istifçilik.

STOKÇU

Stok yapan kimse, istifçi.

GİRİFT

Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. Güzel yazı sanatında boş yer bırakmayacak biçimde iç içe istif edilmiş (yazı). Klasik Türk müziğinde kullanılmış, neye benzer bir çalgı.

ÇEKİLMEK

Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.

EDİNMECİLİK

Kimi canlıların, besinleri ya da başka türlü nesneleri edinmek ve bunların istifçiliğini yapmak için gösterdikleri davranışlar.

GAYTARMAK

Atın gemini yerine takmak. İşten kaçmak. İşte oyalanmak, hile yapmak, tembellik yapmak. Gizliden kaçmak. Kaçamak iş yapmak. İstifra etmek. Sövmek. Geri çevirmek: Ahmet'i yarı yoldan gaytardım. Çalım yapmak. Arka çıkmak, korumak. Kaybetmek.

DARBE

Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.

HAVIRLAMAK

Kavun, karpuz ve benzerleri bitkilerin yaprakları kurumak: Benim kavun, karpuz havırladı istifade edemedim.

YARARLANMAK

Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

MÜSTAFİ

Kendi isteğiyle işinden çekilmiş, istifa etmiş.

EHLİYYET

yetenek, istifâde ~i: hak yeteneği (Rechtsfae higkeit). kullanma (fi'l) -i: eylem yeteneği (Handlungsfaehigkeit).

KUSMAK

Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak, kay etmek, istifra etmek. Reddetmek. Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak.

ÇITIR

Diken, çalı. Hububat ölçüsü, kile. Gevretilmiş ekmek veya simit. Kibrit. Mısır biçildikten sonra istiflenmiş şekli: Bugün onbeş çıtırlık yer biçtim. Çamaşır kili. Kısa boylu, ufak kişi. Kavrulmuş kabak çekirdeği. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. İskambil oyununda koz. İnce çalı.

AMPA

İstifade edilecek şey, yarar, çıkar. Sürek avcılığında avları yandan kollıyan ve bekleme yeri üzerine süren kimse.

GAYMAK

Sütün yüzü, kaymak. Yığmak, doldurmak: Odunları sobaya gaydın mı?. Sözünden dönmek. Bir yerden kaymak. Dizmek. Eski türkçe kaymak: kaymak; meyletmek; geçmek; geçirmek. (Soba, tandır, ocak vb.) yakılmak üzere hazırlamak. Üst üste dizmek, istif etmek.