Kelimeler arşivinde; içinde "irem" olan, toplam 69 tane kelime bulunuyor. İçerisinde irem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu irem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında irem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞİREMİRTABAKLAR
KİREMİTÇİSALİH
PİREMEHMETAĞA
KİREMİTÇİLİK, ŞİREMİRÇAVUŞ
GETİREMEMEK, KİREMİTHANE
SELDİREMEK, GİLDİREMEK, TİNGİREMEK, SENDİREMEK, ÇİLDİREMEK, ÇİĞSİREMEK, ÇENGİREMEK, BİREMLEMEK, SEKDİREMEN, FELDİREMEK, KİREMİTLİK
EYSİREMEK, FİSİREMEK, YEBİREMEK, HESİREMEK, MİREMGÖBE, KİKİREMEK, ESRİREMEK, KİREMİTÇİ, KİREMİTLİ, TİTİREMEK, DİREMECEN, DİREMECAN, DEMİREMEK, ÇEMİREMEK
ESİREMEK, KİREMETE, PİREMUMU, BİREMEDİ, DİREMBEÇ, DİSPİREM
TİREMPE, TİREMEN, TİREMEK, MİLİREM, VİREMYA, TİREMEÇ, DİREMEK, İREMİLE, KEPİREM, KİREMİT, İREMEKİ, DİREMEÇ, DİREMEG, İREMDAR, İREMÇİK, ELDİREM, GİREMPE
DİREME, VİREMİ, İREMAS, İREMBA, İREMEK, İREMEN, İREMİK
GİREM, TİREM, İREME, PİREM, DİREM, BİREM
İREM
İREM
Remil. Cennete benzetilerek yapılan bahçe. Efsanelerde, masallarda ve edebiyatta adı geçen mutluluk simgesi olan şehir veya bahçe.
ÇİLDİREMEK
Hafif kımıldamak: Bugün çöp bile çildiremiyor.
GETİREMEMEK
Anımsayamamak.
ÇENGİREMEK
Hakaret etmek, bağırıp çağırmak.
KİREMİTÇİSALİH
Edirne şehrinde, Uzunköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ŞİREMİRÇAVUŞ
Bartın ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KİREMİTÇİLİK
Kiremitçinin yaptığı iş.
SELDİREMEK
Sendelemek.
ŞİREMİRTABAKLAR
Bartın şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇİĞSİREMEK
Sıcakken üstüste konan ekmek bozulmağa, kokmağa başlamak: Bu ekmekler biraz çiğsiremiş.
SENDİREMEK
Düşecek gibi olmak, sallanmak, sendelemek. Söylenen sözü yinelemek. Sendelemek, düşecek gibi olmak.
BİREMLEMEK
Bir araya getirmek, toplamak.
GİLDİREMEK
Çok konuşmak. Işık, sönük, fersiz yanmak.
TİNGİREMEK
Zayıflıktan güçsüz kalmak.
KİREMİTHANE
Kiremit yapılmış olan yer.
PİREMEHMETAĞA
Diyarbakır kenti, Ovabağ nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde İREM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ISKA
Üzerinde durmama, önem vermeme. Boşa çıkarma, rast getirememe. Hedefi tutturamama, amaca ulaşamama.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
İNAT
Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim. İnatçı. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
DİREME
Diremek işi.
DİRETMEK
Direnmek, ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek.
HORASAN
Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir harç türü. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
ISRAR
Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma.
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
HAZIMSIZ
Yediklerini kolay sindiremeyen. Yersiz davranışlara karşı susmak elinden gelmeyen (kimse). Benimseyemeyen, katlanamayan, kabullenemeyen.
ISKALAMAK
Hedefe denk getirememek.
KALVENCİLİK
Tanrı ile kul arasına hiçbir otoritenin giremeyeceğini, Hristiyanlığın eski sadeliğine dönmesini savunan I. Calvin tarafından ileri sürülen Protestanlığın özel bir kolu, Kalvenizm.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
DİRENMEK
Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.
DURAKSAMAK
Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.