Sonu İREN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iren" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iren ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında iren olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÖKSÜZSEVİNDİREN

12 harfli kelimeler

ERİKDEĞDİREN, MÜTENEKKİREN, KARIGEZDİREN, BOYUNÇEVİREN

11 harfli kelimeler

KEÇEGEÇİREN, DİNNENDİREN, NEŞRETTİREN

10 harfli kelimeler

YAZGETİREN, KANSİDİREN, LAKTOPİREN, DAĞDEVİREN

9 harfli kelimeler

KÜLEGİREN, İSBİTİREN, İSPİTİREN, İŞBİTİREN, KARAGİREN, EĞİSTİREN, DAMAGİREN

8 harfli kelimeler

TAHRİREN, TEDVİREN, PİÇKİREN, SİLDİREN, TEDBİREN, TEYSİREN, SELDİREN, ALAGİREN, MANDİREN

7 harfli kelimeler

EYSİREN, HİCİREN, GEÇİREN, ENSİREN, ELDİREN, EĞSİREN, EGSİREN, BİTİREN, NADİREN, BEDİREN, ZAHİREN

6 harfli kelimeler

AHİREN, ESİREN

5 harfli kelimeler

DİREN, TİREN, GİREN, SİREN, PİREN, BİREN, MİREN, KİREN, HİREN

4 harfli kelimeler

İREN

Bazı kelimelerin anlamları

İREN

Özgür, hür.

KEÇEGEÇİREN

İnce ve sürekli yağan yağmur.

KANSİDİREN

Özellikle dallarından çubuk, övendire yapılan yemiş vermeyen, yaban kızılcığı ağacı.

YAZGETİREN

Ufak taneli dolu, kırcı, kuzudişi.

ERİKDEĞDİREN

Ağustos böceği.

İSPİTİREN

Beyaz ya da siyah renkli, kokulu, ince kabuklu bir çeşit üzüm. Sarıya yakın renkte beyaz, uzun bir çeşit üzüm.

DAĞDEVİREN

Adıyaman ili, Gerger ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van şehrinde, Dorutay nahiyesine bağlı bir yer.

NEŞRETTİREN

yayınlatan, yayımlatan.

BOYUNÇEVİREN

Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının, boyunçevirengiller (Jyngidae) familyasından, ağaç kabuğu renginde, yaklaşık 17 cm kadar uzunlukta, ağaç oyuklarında kuluçkaya yatan, geniş ve karışık yapraklı ormanlarda, park ve meyve bahçeleriyle mezarlıklarda yaşayan, Türkiye'de göçmen olan bir tür. Dönerboyun, boyundöndüren.

DİNNENDİREN

Kağnı okunun altına konulan ve oku hayvanların koşulacağı şekilde durduran ağaç. Tütün, domates ve benzerleri fidelerin dibinde çıkarak kurumalarına sebep olan bir ot.

İSBİTİREN

Sarımsı, kırmızımsı renkte bir çeşit üzüm.

LAKTOPİREN

Diğer monomerleri az oranlarda içeren. Akrilik asit kopolimeri.

ÖKSÜZSEVİNDİREN

Değeri az, cicili bicili şey.

KARIGEZDİREN

Bir çeşit börülce.

KÜLEGİREN

Terekemelerde Keloğlan'a mukabil olan masal kişisi.

MÜTENEKKİREN

Kılık değiştirerek, takma ad kullanarak, kendini tanıtmadan.

  -   -   -  

Anlamında İREN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKTARMALI

Aktarma gerektiren. Aktarma yaparak.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

AFTOS

Gönül eğlendiren kimse.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ABU

Şaşma ve korku bildiren bir söz.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AİT

İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ALATURKACI

Alaturka yanlısı kimse. Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse.

AKÇÖPLEME

Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).

AHBAP

Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.