Kelimeler arşivinde; içinde "ipar" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ipar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ipar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ipar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
POLİPARAZİTİZM
ANTİPARALİTİK, HEMİPARALİZİS, ANTİPARAZİTER, ANTİPARAZİTİK
OVOVİVİPARUS
CANSİPARANE, TRİPARSAMİD, POLİPAREZİS, ANTİPARAZİT, BİPARAZİTİK
BİPARTİTUS, HEMİPAREZİ, PUPİPARİTE, VİVİPARİTE, OVOVİVİPAR
VİVİPARUS, VİVİPARÖZ, SİPARİŞÇİ
OVİPARUS, PRİMİPAR, PLURİPAR, NULLİPAR, MULTİPAR, LARVİPAR
SİPARİŞ, LİPARİT, PUPİPAR, VİVİPAR
İPAR
Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun, kurusa bile kokusu uzun zaman gitmeyen sarımtırak çiçekleri, misk, amber. Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen bir çeşit dikenli otun sarımtırak çiçekleri.
CANSİPARANE
Canını verircesine, özveriyle.
BİPARAZİTİK
Hiperparazitik.
PUPİPARİTE
Anne vücudu içerisinde depolanan ve pupa hâline gelen larvaların üretim kalitesi.
HEMİPARALİZİS
Hemipleji.
ANTİPARAZİT
Asalaksavar. Asalakları yok etme veya onlarla mücadele, antiparazitik, antiparaziter.
ANTİPARAZİTER
Antiparazit.
OVOVİVİPARUS
Ovovivipar.
HEMİPAREZİ
Hemipleji.
ANTİPARAZİTİK
Antiparazit.
POLİPARAZİTİZM
Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu. Birden fazla çeşit parazitin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu.
TRİPARSAMİD
Geçmişte Gambia uyku hastalığının geç dönemlerinin tedavisinde kullanılan, ancak günümüzde direnç gelişimi nedeniyle yerini melarsoprola bırakan antitripanosomal ajan.
POLİPAREZİS
Genel felç.
BİPARTİTUS
İki parçalı.
VİVİPARİTE
Canlı larva doğurabilme niteliği. Yumurtlamayan, yavru doğuran canlılara verilen ad.
ANTİPARALİTİK
Felç hastalığını düzelten.
Bu bölümde tanımı içerisinde İPAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ISMARLAMAK
Bir şeyin yapılmasını veya getirilmesini, bu işlerle uğraşan birine söylemek, sipariş etmek. Bir işin yapılmasını, bırakılmasını veya o işten vazgeçilmesini söylemek. Bir şeyin, bir kimsenin bakılmasını, korunmasını birine veya birinin gözetilmesine bırakmak, emanet etmek. Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek veya içecek getirilmesini söylemek. Kendi için bir şey alınmasını başkasına söylemek.
SÖYLEMEK
Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.
ÜLSER
Yara. Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara, karha.
DUODENİTİS
Onikiparmak bağırsağının yangısı.
RİYOLİT
Granitle aynı kimyasal yapıda, içinde mikrolitler olan kayaç, liparit.
SİPARİŞÇİ
Sipariş veren kimse.
DİKLAZURİL
Benzenasetonitril yapısında antikoksidiyal etkili olan ve ayrıca oositlerin sporlanmasını da engelleyen bir antiparaziter ilaç.
DUODENORAFİ
Onikiparmak bağırsağına dikiş uygulanması.
ASALAKSAVAR
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlıyı yok eden, antiparazit.
MİDE
Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.
ASİNİTRAZOL
Histomonaslara karşı etkili, nitrotiyazol türevi bir antiparaziter ilaç.
DUODENOSTOMİ
Onikiparmak bağırsağının karın duvarına dikilerek geçit oluşturulması.
BENZİMİDAZOLLER
Kimyasal olarak 1, 2-diaminobenzen yapısında, geniş antiparaziter etkiye sahip, oldukça güvenli olan ve veteriner hekimlikte özellikle, kambendazol, tiyobendazol, oksifendazol, parbendazol gibi yaklaşık 15 bileşiği kullanılan antelmintik ilaç grubu. Bu gruptaki ilaçlar etkilerini nematod tubulinine bağlanarak mikrotübül oluşumunu bozarak gösterirler.
BRUNNERBEZLERİ
Onikiparmak bağırsağının başlangıç kesiminde submukozada yer alan, urogastronla asit mide içeriğini nötralize eden, alkali yapıda salgı üreten tubulo-alveoler müköz bezler, glandule duodenales, onikiparmak bağırsağı bezleri. Urogastron mideden salgılanan hidroklorik asitin salınımını durdurarak ince bağırsaklarda kript epitelinin yenilenmesini sağlar.
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).
SAFRA
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık, balast. Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık, balast.
GASTRODUODENİTİS
Mide ve onikiparmak bağırsağı yangısı.
PANKREAS
Midenin arkasında bulunan, boşaltıcı kanallarıyla onikiparmak bağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan iri bir organ.
ASETARSOL
Histomonaslara ve kanatlı spiroketozuna karşı kullanılan antiparaziter ilaç.
ISMARLAMA
Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.