İçinde İNLEME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "inleme" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inleme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu inleme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inleme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DERİNLEMESİNE, NAFTALİNLEMEK

12 harfli kelimeler

NAFTALİNLEME, JELATİNLEMEK, VAZELİNLEMEK

11 harfli kelimeler

YEFTİNLEMEK, PERÇİNLEMEK, VAZELİNLEME, JELATİNLEME, TAPŞİNLEMEK, YEFKİNLEMEK, VİTRİNLEMEK, DİZGİNLEMEK, ZENGİNLEMEK, BERÇİNLEMEK, BENZİNLEMEK

10 harfli kelimeler

DİZGİNLEME, BENZİNLEME, ÇEPİNLEMEK, BERİNLEMEK, BELGİNLEME, DİZİNLEMEK, EŞKİNLEMEK, KESİNLEMEK, ŞİRİNLEMEK, TERSİNLEME, YEGİNLEMEK, YEĞİNLEMEK, YELİNLEMEK, YİĞİNLEMEK, ZENGİNLEME, AHBİNLEMEK, BELİNLEMEK, ERGİNLEMEK, PERÇİNLEME, SAKİNLEMEK, SERİNLEMEK, VİTRİNLEME, SEZİNLEMEK

9 harfli kelimeler

SEZİNLEME, BELİNLEME, ERGİNLEME, ESİNLEMEK, SAKİNLEME, KESİNLEME, İÇİNLEMEK, ETKİNLEME, SERİNLEME, DİZİNLEME, DİNLEMECE

8 harfli kelimeler

SİNLEMEG, SİNLEMEK, ŞİNLEMEK, CİNLEMEK, ESİNLEME, ÇİNLEMEK, DİNLEMEK

7 harfli kelimeler

İNLEMEK, DİNLEME

6 harfli kelimeler

İNLEME

Bazı kelimelerin anlamları

İNLEME

İnlemek işi.

JELATİNLEME

Jelatinlemek işi.

VAZELİNLEME

Vazelinlemek işi.

ZENGİNLEMEK

Zengin duruma gelmek.

DERİNLEMESİNE

Ayrıntılı olarak, derinliğine.

BERÇİNLEMEK

Perçinlemek.

YEFKİNLEMEK

Zayıflamak.

DİZGİNLEMEK

Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.

VİTRİNLEMEK

Vitrin durumuna getirmek.

PERÇİNLEMEK

Bir bağıntıyı perçinle tutturmak. İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. Sağlamlaştırmak, güçlendirmek.

TAPŞİNLEMEK

Candan el çırpmak, alkışlamak ya da bir müziğe tempo tutmak.

VAZELİNLEMEK

Vazelin sürmek.

NAFTALİNLEMEK

Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.

NAFTALİNLEME

Naftalinlemek işi.

JELATİNLEMEK

Bir yeri veya şeyi jelatin ile kaplamak.

YEFTİNLEMEK

Yeğnilmek, ağırlığını üstünden atmak.

  -   -   -  

Anlamında İNLEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ERGİNLEME

Erginlemek işi.

ÇALMAK

Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

DİNLEME

Dinlemek işi.

BELİNLEME

Belinlemek işi.

DİNLENMEK

Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.

ESİNLEME

Esinlemek işi.

DALINÇ

Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma, istiğrak, meditasyon. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme, istiğrak, meditasyon.

DİNLEYİŞ

Dinleme işi.

DİZGİNLENMEK

Dizginleme işi yapılmak veya dizginleme işine konu olmak.

FERAHLAMAK

Genişlemek, açılmak. Sıkıntısı, tasası dağılmak. İç açıcı duruma gelmek. Serinlemek.

FİGAN

Bağırarak ağlama, inleme.

GİYMEK

Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek. Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek.

ETRAFLICA

Derinlemesine, ayrıntılı olarak, etraflı.

DERİNLİĞİNE

Derinlemesine.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

BENİLDEMEK

Belinlemek.

DİKBAŞLI

İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).

DİNLEMEK

İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.

DİNLETMEK

Dinlemesini sağlamak, söz geçirmek.

GİRENLEMEK

Hava bulutlanmak, serinlemek.