Kelimeler arşivinde; içinde "üşmek" olan, toplam 80 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üşmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üşmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üşmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÜVLEYEDÜŞMEK, DANLAYADÜŞMEK
YÜZÜNDÜŞMEK, YÜĞÜRDÜŞMEK, OTURUDÜŞMEK, KÜRDÜĞÜŞMEK
ÖNÜRDÜŞMEK, ÇAPADÜŞMEK, SORADÜŞMEK, DÖKÜLÜŞMEK, KOÇADÜŞMEK, YASADÜŞMEK, YATADÜŞMEK, YOLADÜŞMEK, GABADÜŞMEK, GÖREDÜŞMEK, GÜLEDÜŞMEK
KESDÜŞMEK, DEHDÜŞMEK, OLADÜŞMEK, BÖĞRÜŞMEK, SÜRTÜŞMEK, SÖRPÜŞMEK, YÜĞRÜŞMEK, DÜRTÜŞMEK
KÜPÜŞMEK, BÖLÜŞMEK, YÜNÜŞMEK, HÖRÜŞMEK, HÜRÜŞMEK, YERÜŞMEK, TÜYÜŞMEK, KUPÜŞMEK, YÜZÜŞMEK, SÜSÜŞMEK, SÜRÜŞMEK, KÜRÜŞMEK, SÜNÜŞMEK, PÖRÜŞMEK, PÖLÜŞMEK, ÖNGÜŞMEK, SÖVÜŞMEK, BÜZÜŞMEK, ÇÖKÜŞMEK, ÇÖZÜŞMEK, DÖNÜŞMEK, DÖVÜŞMEK, GÖRÜŞMEK, GÜLÜŞMEK, KÜSÜŞMEK, ÖLÇÜŞMEK, ÖRTÜŞMEK, GULÜŞMEK, BÜKÜŞMEK, GORÜŞMEK, Devamını Oku »»
ÜKÜŞMEK, DÖÜŞMEK, ÜZÜŞMEK, ÜYÜŞMEK, ÜTÜŞMEK, ÜĞÜŞMEK, ÖPÜŞMEK, ÖCÜŞMEK, ÖTÜŞMEK, ÖĞÜŞMEK, ÜRÜŞMEK, ÜŞÜŞMEK, ÖYÜŞMEK, ÖRÜŞMEK
TÜŞMEK, DÜŞMEK
ÜŞMEK
ÜŞMEK
Üşüşmek.
YATADÜŞMEK
Yatıvermek, yatıp kalmak: Çocuğum uykun geldi senin, haydi yatadüş!.
DÖKÜLÜŞMEK
Üşüşmek, toplu olarak gitmek: Hep kırlara dökülüştük.
YOLADÜŞMEK
Yolmağa başlamak, çok çok yolmak.
OTURUDÜŞMEK
Kız, evlenmek için, nişan, düğün törenlerine gerek görmeden sevdiği erkeğin evine gitmek, kaçmak. Oturup kalmak.
GÜVLEYEDÜŞMEK
Bir şeyin üzerine aşırı bir istekle atılmak.
ÖNÜRDÜŞMEK
Yarışmak, yarış etmek.
YÜĞÜRDÜŞMEK
Koşuşmak, yarışmak.
YASADÜŞMEK
Gevşetmek, birden gevşetmek, bozmak.
YÜZÜNDÜŞMEK
Değerinden düşmek, önemini yitirmek.
KOÇADÜŞMEK
Kucaklayıvermek, sarılıvermek.
KÜRDÜĞÜŞMEK
El şakası yapmak.
ÇAPADÜŞMEK
Yağma etmeğe başlamak.
DANLAYADÜŞMEK
Çıkagelmek: Biz söyleşirken oradan danlayadüştü.
GABADÜŞMEK
Hayvan, bağlı olduğu ipe dolanarak boğulmak.
SORADÜŞMEK
Sormağa kalkışmak, soruvermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜŞMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAVLANMAK
Gürültüsü çevreye yayılmak. Dillere düşmek, şüyu bulmak.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
CILIZLAŞMAK
Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.
BOĞAZLAŞMAK
Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.
BOYLAMAK
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak. Düşmek. Boy ve hacmine göre ayırmak. Yükselmek, çıkmak.
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
ÇATIRDAMAK
"Çatır" diye ses çıkarmak. Çökmeye, yok olmaya yüz tutmak, tehlikeli duruma düşmek.
BUHARLAŞMAK
Buhar durumuna dönüşmek, buğulaşmak, tebahhur etmek. Yok olmak.
BAŞKALAŞMAK
Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.
BÜZÜŞME
Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
BOĞUŞMAK
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.
BÖLÜŞME
Bölüşmek işi.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
AŞAĞILAŞMAK
Aşağılık duruma düşmek.
ÇELİŞMEK
Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirlerine ters düşmek, tutarsız olmak, mütenakız olmak.
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.