Kelimeler arşivinde; içinde "üçe" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üçe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üçe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üçe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇENGÜÇEGANE
ÜÇEŞBÖLÜM
ÜÇELLEME, ÜÇERLEME, ÜÇEBÖLEN, PERDÜÇEN, GÜÇERMİŞ, KÜÇEYMEK
ÜÇEVLER, ÜÇERDEK, MÜÇELGE, KÜÇELEK, GÜÇEREN, ÇÜÇERKA, ÜÇETEYH
KÜLÜÇE, ÜÇETEK, ÜÇERLİ
KÜÇEN, KÜÇEK, PÜÇEK, GÜÇEL
MÜÇE, ÜÇEM, ÜÇEL, KÜÇE, ÇÜÇE, ÜÇER
ÜÇE
Yüce, yüksek. Arka.
KÜÇELEK
Köpek yavrusu.
ÜÇETEYH
Etek, don ve benzerleri giysi için kullanılacak kumaşın birimi, üç boy: Men donu üçeteyhden giyerim.
ÜÇERDEK
Yelkenleri yukarı basan makaralara dolanan ip.
ÜÇEBÖLEN
Açının üç eşit açıya bölünmesi probleminin çözümünde yardımcı eğri. Üçgenin iç açısını üç eşit parçaya bölen doğrulardan her biri.
PERDÜÇEN
Çıplak.
GÜÇEREN
Güçlü yiğit.
ÜÇERLEME
Karadenize özel bir dalga biçimi. Üçer üçer ayırma. Ramazan ayının başında, ortasında ve sonunda üçer gün oruç tutma.
ÇÜÇERKA
Küçük, yuvarlak acı biber.
KÜÇEYMEK
Kuvvetlenmek, kabarmak.
MÜÇELGE
Senet, karar.
ÇENGÜÇEGANE
Saz eğlentisi.
ÜÇEŞBÖLÜM
Üç eşit parçaya ayırma.
ÜÇELLEME
Tırıs koşma: At gibi üçelleme gidiyorsun.
GÜÇERMİŞ
Güçlü kimse.
ÜÇEVLER
Bitlis şehri, Bölükyazı bucağına bağlı bir yer. Kastamonu kenti, İnebolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırıkkale şehri, Keskin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin kenti, Kızıltepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muş şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAYTAN
İnce, sağlam ip. Öküz giderken söylenir. Yolcu eşyası, denk. Üçetek adı verilen kadın giysilerinin yakalarına yapılan sırma işleme. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
PEŞRİ
Üçetek denilen kadın giysisi. Entari.
TELEK
Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy.
ÜÇLEMEK
Üçe çıkarmak. Tarlayı üç kez sürmek. Ürünün üçte birine karşılık, toprağını kiraya vermek.
TESLİS
Üçe çıkarma, üçleme. Katoliklerde, Tanrı, İsa ve Meryem'in aynı kişi olmaları inancı, üçleme.
FELDSPAT
Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu.
DÖNE
Karşı ziyarette bulunma. Defa, kere. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. "1."Bundan sonraki çocuklar erkek olsun" anlamında kullanılan bir isim. Karşı ziyarette bulunma.".
PAYSALLAMAK
Caydırmak : Koyunları üçer liraya satacaktım, filan adam paysalladı.
ERTERİ
Erkek gömleği. (Yukarıdinek, Beyköy Şarkikaraağaç, Avşar Gelendost Isparta; Yayla, Erenköy Eskişehir). İç astarlı kadın giysisi (Meyvebükü Güdül Ankara). Üçetek. (Kötürnek Gelendost Isparta).
BEŞLEME
Beşlemek işi. Tahmis. Bir gazelin her koşasının üstüne üçer dize ekleme. Eklenenler koşanın birinci dizesiyle uyaklanır.
BÖCEKLER
Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.
ÜÇLEME
Üçlemek işi. Üçü bir arada bükülmüş. Teslis. Bentleri üçer dizeli olan türkü. Bir oyuncunun aynı karşılaşmada üç sayı yapması durumu. Bir yazarın, konu ve fikrî yapı olarak birbirini izleyen üç eseri, triloji.
ÜÇLEŞMEK
Üçe çıkmak, bir veya ikiyken üç olmak.
ÖNLÜK
Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü. Laboratuvar, tezgâh ve benzerleri yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi. Ortaöğretimin ilk beş yılında öğrencilerin giydiği bir örnek giysi. Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü. Değirmene öğütülmeye götürülen tahıldan hemen kullanılmak için sırası gelmeden öğütülen azıcık un. Ekmek pişirilen saca desteklik yapan üç ayaklı sacayak. Hayvanların önünde, yem yemeleri için ayrılan yer. Öncü. Kötü kadın. El havlusu. Keçi derisinden yapılan çalışma önlüğü. (Yalvaç Isparta). Yalnız üçetek üzerine giyilen önlük. (Celiptaş Yalvaç Isparta). Siyah ya da kahverenginde yün kadın etekliği. (Gücüllü Yalvaç Isparta). Ahırdaki hayvan yemliği. (Derekuşculu Görele Giresun).
PUFURTMA
Üçetek giysi.
PEŞ
Arka, art. Elbisenin etek kısmı. Bazı giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası. Yüzü dönük, ters. Kâğıt oyunlarında el tutma, kâğıt alma. Üçetek denilen kadın giysisi. Peş, arka. Etek.
ÜÇERLİ
Üçer üçer sıralanmış. Her biri üç birimden oluşan.
BÖLÜK
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.
KÜCE
Silindir biçiminde ağaç. Çıkmaz sokak: Acele etme küçeye varırsın.
KUTMU
Üçetek. Gelinlerin giydiği bir cins kırmızı beyaz çizgili kumaş.