İçinde ÜTÜLME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ütülme" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ütülme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ütülme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ütülme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BÜYÜTÜLMEK, ÇÜRÜTÜLMEK, YÜRÜTÜLMEK, ÜRKÜTÜLMEK

9 harfli kelimeler

BÜYÜTÜLME, ÇÜRÜTÜLME, ÖĞÜTÜLMEK, YÜRÜTÜLME, ÜRKÜTÜLME

8 harfli kelimeler

ÖĞÜTÜLME, KÜTÜLMEK, YÜTÜLMEK

7 harfli kelimeler

ÜTÜLMEK

6 harfli kelimeler

ÜTÜLME

Bazı kelimelerin anlamları

ÜTÜLME

Ütülmek işi.

ÖĞÜTÜLMEK

Öğütme işine konu olmak.

ÖĞÜTÜLME

Öğütülmek işi.

YÜRÜTÜLME

Yürütülmek işi.

YÜTÜLMEK

Oyunda yenilmek. Yitirmek.

BÜYÜTÜLMEK

Büyütme işi yapılmak.

ÜTÜLMEK

Oyunda, yenilmek, kaybetmek.

BÜYÜTÜLME

Büyütülmek işi.

ÇÜRÜTÜLME

Çürütülmek işi.

ÇÜRÜTÜLMEK

Çürütme işine konu olmak. Doğru olarak ileri sürülen düşüncenin, davanın, iddianın yanlışlığı, gerçeklere dayanmadığı ortaya çıkarılmak.

YÜRÜTÜLMEK

Yürütme işi yapılmak veya yürütme işine konu olmak.

KÜTÜLMEK

Kütleşmek.

ÜRKÜTÜLME

Ürkütülmek işi.

ÜRKÜTÜLMEK

Ürkütme işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında ÜTÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜTÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TALİMAT

Yönerge. Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar.

SERMAYE

Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal. Genelev kadını. Varlık, servet. Konu.

ÇİRİŞ

Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılmış olan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz.

REKTÖR

Üniversitenin tüzel kişiliğini temsil eden, yönetimden, eğitim ve öğretimin düzenli yürütülmesinden sorumlu profesör.

KAKAO

İki çeneklilerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç, Hint bademi (Theobroma cacao). Bu ağacın meyvesinin çekirdeği. Bu tozdan su veya sütle hazırlanan içecek. Bu çekirdeklerin öğütülmesiyle elde edilen toz.

ÖĞÜTÜLÜŞ

Öğütülme işi.

DENETİCİ

Bir işlemin istenilen ölçülerde yürütülmesini denetim altına alan cihaz. Su altındaki bir aleti uzaktan yöneten makine. Sıcaklık, basınç veya nem değişmelerini önleyerek bunlara ilişkin hareketin denetimini yapan alet.

ÇİZGİ

Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

BAŞHEMŞİRE

Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.

BAŞECZACI

Sağlık kuruluşlarında eczacılık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu kişi.

KARABİBER

Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki (Piper nigrum). Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli. Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılmış olan toz.

İDARE

Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.

DENETLEME

Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

GÜVENLİK

Toplum yaşamında yasal düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet.

BÜROKRAT

Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.

DEĞİRMENLİK

Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl). Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu).

JANDARMA

Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.

YÜRÜTÜLÜŞ

Yürütülme işi.

BUĞDAY

Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

MALİYE

Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü. Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş. Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.