Kelimeler arşivinde; içinde "üsüz" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üsüz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üsüz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üsüz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÜRÜLTÜSÜZLÜK, HOŞGÖRÜSÜZLÜK, SAĞGÖRÜSÜZLÜK
GÜRÜLTÜSÜZCE
GÖRGÜSÜZLÜK, DÜZGÜSÜZLÜK, GÜMBÜRTÜSÜZ
DÖKÜNTÜSÜZ, BÖLÜNTÜSÜZ, BİLÜSÜZLÜK, GÖRGÜSÜZCE, HOŞGÖRÜSÜZ, ÜRKÜNTÜSÜZ, SAĞGÖRÜSÜZ, PARDÖSÜSÜZ, ÖLÇÜSÜZLÜK, GÜRÜLTÜSÜZ
ÜZÜNTÜSÜZ, BİLÜSÜZÜN
SEVGÜSÜZ, SÜNGÜSÜZ, SÜRGÜSÜZ, TÖRPÜSÜZ, DÖRPÜSÜZ, DÜZGÜSÜZ, BÜRGÜSÜZ, GÖRGÜSÜZ, BÜZGÜSÜZ
BÜYÜSÜZ, BİLÜSÜZ, BELÜSÜZ, ÜZGÜSÜZ, ÜRKÜSÜZ, ÖRTÜSÜZ, ÖRGÜSÜZ, ÖLÇÜSÜZ, ÜLGÜSÜZ
ÜTÜSÜZ, ÜRÜSÜZ
ÜSÜZ
ÜSÜZ
Öksüz.
SAĞGÖRÜSÜZLÜK
Basiretsizlik.
GÜRÜLTÜSÜZCE
Gürültüsüz bir biçimde.
GÖRGÜSÜZLÜK
Görgüsüz olma durumu. Görgüsüzce davranış.
PARDÖSÜSÜZ
Pardösüsü olmayan. Pardösüsü olmayarak.
GÜMBÜRTÜSÜZ
Gümbürtüsü olmayan.
BÖLÜNTÜSÜZ
Bölüntüsü olmayan.
HOŞGÖRÜSÜZLÜK
Hoşgörüsüz olma durumu, müsamahasızlık, toleranssızlık.
DÖKÜNTÜSÜZ
Döküntüsü olmayan.
BİLÜSÜZLÜK
Bilgisizlik, cehalet.
GÜRÜLTÜSÜZLÜK
Gürültüsüz olma durumu.
ÜRKÜNTÜSÜZ
Ürküntü vermeyen.
GÖRGÜSÜZCE
Görgüsüz bir biçimde olan. (gözgüsü'zce) Görgüsüz bir biçimde.
HOŞGÖRÜSÜZ
Hoşgörüsü olmayan, hoşgörü ile davranmayan, müsamahasız, toleranssız.
DÜZGÜSÜZLÜK
Düzgülerden ya da düzgülü durumlardan sapma gösterme durumu.
SAĞGÖRÜSÜZ
Basiretsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜSÜZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİKENSİZ
Dikeni olmayan. Sıkıntısız, üzüntüsüz bir biçimde.
DAĞLI
Dağlık bölge halkından olan. Dağlanmış olan. Dağa ait. Kaba saba, görgüsüz.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
DİZGİNSİZ
Dizgini olmayan. Aşırı olan, ölçüsüz.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
BASİRETSİZ
Gerçekleri görebilmekten uzak, ileri ve uzak görüşlü olmayan, sağgörüsüz.
AMANSIZCA
Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.
CURCUNASIZ
Gürültüsüz, şamatasız.
ANDAVALLI
Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.
BASİT
Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
EKTİ
Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.
ANORMAL
Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.
AYARSIZLIK
Ayarsız olma durumu. Ölçüsüzlük, düzensizlik.
BASİRETSİZLİK
Gerçekleri, ileriyi ve uzağı görememe, sağgörüsüzlük.
AYARSIZ
Ayarı yapılmamış, ayarı bozuk, düzensiz. Belli bir ayarda olmayan (altın veya gümüş). Davranışları ölçüsüz.
CUDAM
Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.