Kelimeler arşivinde; içinde "ürken" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ürken bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ürken ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ürken olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÜRKEN
Su birikintisi. Kıldan örülmüş ip.
SÖYLEYÜDÜRKEN
Söylerken, söylemekte iken.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜRKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜRKEK
Çok ürken, korkuya çabuk kapılan. Çekingen.
HELİK
Duvar örülürken büyük taşların arasına konulan ufak taşlar.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
YA
"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.
HIŞIRDAMAK
Kâğıt, kumaş, kuru yaprak vb. nesneler birbirlerine sürtünürken, buruşturulurken "hışır" diye ses çıkarmak.
BAZOFOBİ
Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.
ŞIRILDAMAK
Su vb. akarken veya dökülürken şırıl şırıl ses çıkarmak, şırıltıyla akmak.
TAPIRTI
Yürürken çıkan ayak sesini andırır sesin adı.
KIZIŞMAK
Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. Hızlanmak, hareketlenmek. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak.
KIRINMAK
Yürürken salınmak. Oynamak, raks etmek.
SÜRÇMEK
Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek. Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak.
KIRILMA
Kırılmak işi. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.
TIPIRDAMAK
Yürürken tıpır tıpır ses çıkarmak. Hafif hafif vurmak.
ÖĞÜRTÜ
Öğürmek işi. Öğürürken çıkan sesin adı.
CIVILTI
Kuşların ötüşürken çıkardıkları sesin adı. Canlılık, ateşlilik.
KAÇIRMAK
Kaçmasını sağlamak ya da kaçmasına imkân yaratmak. Delirmek. Yararlanamamak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek. Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak. Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek. İstemeyerek altını kirletmek. Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak. Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Zor kullanarak yanında götürmek. Bir işi belirlenen zamanda yapamamak. Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek. Sıvı, gaz vb. sızdırmak. Birini veya bir şeyi göstermemek. Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak.
SALINMAK
Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek. Salma işine konu olmak.
BASTON
Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış olan araç. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası.
TIPIRDATMAK
Yürürken veya parmakları bir yere vururken "tıpır tıpır" diye ses çıkarmak.
TÖKEZLEMEK
Yürürken ayağı bir yere çarpıp sendelemek. Güçlük ve engellerle karşılaşmak.