Kelimeler arşivinde; içinde "üklük" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üklük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üklük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üklük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CIZBÜZÜKLÜK, PÜRKÜNÜKLÜK, İÇEDÖNÜKLÜK
BÜZÜŞÜKLÜK, PÜSÜRÜKLÜK
YÜĞRÜKLÜK, SÜRTÜKLÜK, SÜMSÜKLÜK, PÖRSÜKLÜK, DÜMBÜKLÜK, SÜMCÜKLÜK, SÜMDÜKLÜK
KÖRÜKLÜK, KEVÜKLÜK, NEZÜKLÜK, GÜCÜKLÜK, GÖMÜKLÜK, SÖMÜKLÜK, FESÜKLÜK, DÜRÜKLÜK, DÜDÜKLÜK, DÖNÜKLÜK, ŞEVÜKLÜK, BÜRÜKLÜK, HÖDÜKLÜK, BÜYÜKLÜK, ÇÖKÜKLÜK, ÇÜRÜKLÜK, DÖKÜKLÜK, DÜŞÜKLÜK, GÜDÜKLÜK, KADÜKLÜK, KÜÇÜKLÜK, KÜTÜKLÜK, ÖNLÜKLÜK, SÖNÜKLÜK, YÜRÜKLÜK, BOCÜKLÜK, BÖCÜKLÜK, BÜKÜKLÜK
ÖRÜKLÜK, ÜŞÜKLÜK, ÜZÜKLÜK
BÜKLÜK, YÜKLÜK, DÜKLÜK, ÇÜKLÜK, TÜKLÜK
ÜKLÜK
ÜKLÜK
Yüklük. Yüklük, Yatakların konduğu yer.
SÜMSÜKLÜK
Sümsük olma durumu.
SÜRTÜKLÜK
Sürtük olma durumu.
SÜMCÜKLÜK
Arsızlık, pisboğazlık, başkasının yiyeceğinden isteme.
SÜMDÜKLÜK
Arsızlık, pisboğazlık, başkasının yiyeceğinden isteme.
PÖRSÜKLÜK
Pörsük olma durumu.
DÜMBÜKLÜK
Pezevenklik.
PÜRKÜNÜKLÜK
Sıcak, durgun, bunaltıcı (hava için).
YÜĞRÜKLÜK
Hızlı koşma. Taşkınlık.
BÜZÜŞÜKLÜK
Büzüşük olma durumu.
KEVÜKLÜK
Samanlık. Yapı.
CIZBÜZÜKLÜK
Huysuzluk, yaramazlık (çocuk hakkında).
NEZÜKLÜK
İncelik (mecaz).
İÇEDÖNÜKLÜK
Kişinin dikkat ve ilgisinin dış çevreden çok öncelikle kendi duygu ve yaşantıları üzerinde toplanma durumu.
PÜSÜRÜKLÜK
Pısırıklık.
KÖRÜKLÜK
Demirci dükkânı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜKLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
AZAMET
Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
DEĞİŞKEN
Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
BÜYÜKLENMEK
Kendini büyük göstermek, büyüklük taslamak, kibirlenmek, heyheylenmek.
FEHAMET
Büyüklük, ululuk. Değer.
DEVLET
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
DENSİMETRE
Bitkilerin dış kısımları ile toprak üzerinde kapladıkları alanı çeşitli büyüklüklerdeki halkalar yardımı ile ölçen bir alet.
BAĞIRTLAK
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).
FİŞEKLİK
Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.
ÇERÇEVELEME
Çerçevelemek işi. Filmi çekilecek başlıca cismin gerek büyüklük gerek yer bakımından görüntü çerçevesine göre düzenlenmesi işi.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
BAYKUŞGİLLER
Büyüklükleri farklı olan kukumav, puhu vb. yırtıcı kuşları içine alan kuşlar familyası.
CESAMET
Büyüklük, irilik.
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş).
CELAL
Büyüklük, ululuk. Öfke, kızgınlık.
CENAP
Saygı, onur ve büyüklük anlamıyla kullanılan bir söz.
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.