İçinde ÜCRET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ücret" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ücret bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ücret ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ücret olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÜCRET

İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.

ÜCRETSİZ

Bir karşılık ödemeden alınan. Parasız olarak.

ÜCRETLENDİRME

Ücretlendirmek işi. Posta işlemlerinde taşıma ücretlerinin önceden ödenmesi.

ÜCRETLENDİRMEK

Bir malın, bir işin ücretini, rayicini belirlemek.

ÜCRETLİLİK

Ücretlinin yaşama biçimi. İş gücünün veya emeğin ücretle karşılanması.

ÜCRETLİ

Ücretle çalıştırılan kimse. Ücret karşılığı yapılan.

  -   -   -  

Anlamında ÜCRET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜCRET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EMANETÇİ

Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse. Bir görevi geçici olarak üstlenen.

EMANET

Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia. Can, ruh. Bir kimse ile birine gönderilen şey. Eşyanın ücret karşılığı geçici bir süre bırakıldığı yer.

BEDEL

Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.

DOLGUN

Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.). Şişkin. Balıketinde. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu.

GÖTÜRÜ

Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.

HAFTALIKÇI

Ücretini haftadan haftaya alan kimse.

GECELİK

Yatakta giyilen giysi, gömlek. Bir gece için ödenen ücret. Geceye özgü olan, gece kullanılan.

EŞELMOBİL

Üretilen mal değerlerinin iniş çıkışına göre tespit edilen ücret ödeme düzeni.

GÜMRÜKÇÜ

Gümrük görevlisi. Başkalarıyla ilgili eşyayı bir ücret karşılığında gümrükten çıkarma işini üzerine alan komisyoncu.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

ÇOBANLIK

Çoban olma durumu. Çobana verilen ücret. Çobanın gördüğü iş.

EK

Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

GİRMELİK

Giriş ücreti.

BAHŞİŞ

Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan verilen para, kahve parası.

DUHULİYE

Giriş ücreti.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

ÇIRAKLIK

Çırak olma durumu, yamaklık. Çırakların çalıştığı yer. Çırağa verilen ücret. Çırağın yaptığı iş.

ANGARYACI

Başkasına ücretsiz iş yaptıran kimse.

ECİR

Sevap. Ücret.