İçinde ÖZLER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "özler" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özler bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu özler ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özler olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

SALINIMGÖZLER

12 harfli kelimeler

YİNELİGÖZLER

11 harfli kelimeler

MİNİLGÖZLER

10 harfli kelimeler

BASIGÖZLER, TAŞGÖZLERİ, MİNİGÖZLER, KARAGÖZLER, İZGEGÖZLER, IŞIMGÖZLER, TEPEGÖZLER

9 harfli kelimeler

NEMGÖZLER, GÖKGÖZLER, YOLGÖZLER, YÜKGÖZLER

8 harfli kelimeler

UZGÖZLER

6 harfli kelimeler

GÖZLER

5 harfli kelimeler

ÖZLER

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZLER

Akarsu kıyısındaki sulak yer. Özlem duyan, kavuşmak isteyen kimse. Batman şehrinde, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, Aşkale ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat ilinde, Boğazlıyan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

MİNİLGÖZLER

Mercek dizgeleri aracılığıyla küçük nesnelerin görüntüsünü büyütüp göze yansıtan aygıt.

IŞIMGÖZLER

Su, toprak, maden filizi ve uçunlar içindeki ışımetkinliği, uyardığı pırıldama ile ölçen aygıt.

KARAGÖZLER

Aydın ili, İncirliova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Denizli şehri, Güney ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SALINIMGÖZLER

Bir eksicik ışınları borusunda, denetlenen bir eksicik demeti ile, flüorışıl bir cam bürgü üzerinde bir dalga biçimi çizdirmek için kullanılan aygıt.

YÜKGÖZLER

Durgun elektrik yüklerinin varlığını algılamakta kullanılan aygıt.

TAŞGÖZLERİ

İri delikli kalbur.

GÖKGÖZLER

Gökcisimlerini büyüterek ayrıntılarını gösteren, mercek ve aynalardan oluşmuş ışıksal gözlem aygıtı. Çorum şehri, Lâçin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

MİNİGÖZLER

Küçük nesneleri binlerce kez büyüterek gösteren aygıt.

UZGÖZLER

Bir borunun iki ucuna oturtulmuş iki yakınsak mercek ile arada bulunan doğrıutucu bir mercekten oluşan ve uzaktaki nesneleri büyüterek göstermeye yarayan ışıksal gözlem aygıtı.

İZGEGÖZLER

İzgelerin çözümlenmesinde kullanılan, bir koşutaç, bir biçik ya da bir ışık ağı ve bir uzgözlerden oluşan düzenek.

BASIGÖZLER

Açık hava basıncı değişimlerini izleyen araç.

NEMGÖZLER

Havadaki nem tutarının saltık ya da bağıl değerini gösteren aygıt.

YİNELİGÖZLER

Yineli olarak açılıp kapanan ya da karanlıkta belli sıklıkla yanıp sönen ışık kaynağıyla, bir devinimin ardışık evrelerini incelemeye yarayan aygıt.

YOLGÖZLER

Erzurum şehri, Olur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muş ilinde, Aktuzla nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muş kenti, Korkut ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TEPEGÖZLER

Birçok türü, önemli solucan türlerine ara konakçılık eden, duyargaları tek kollu, beşinci çift ayakları körelmiş kabuklular familyası.

  -   -   -  

Anlamında ÖZLER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZLER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

DİKSİYON

Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi. Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması. Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

DOĞAÇLAMA

Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.

DÖŞENMEK

Döşeme işi yapılmak. Birine kızarak kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek. Uzun uzadıya ve yererek yazmak.

ÇARÇUR

"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak sözlerinde geçer.

BORAZANCIBAŞI

Borazancıları yöneten kimse. bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi.

ÇİPİLLEŞMEK

Gözleri çipil duruma gelmek.

ÇELİŞKİ

Söylenilen sözlerin, yapılmış olan davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

DENLİ

"Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz. Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse).

ÇIKIŞMAK

Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak. Yeter olmak, yetmek.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

CEYLAN

Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).