Kelimeler arşivinde; içinde "özleme" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özleme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu özleme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özleme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖZLEMECİLİK
GÖZLEMECİ, GÖZLEMEVİ
GÖZLEMEK, KÖZLEMEK, ÇÖZLEMEK, SÖZLEMEK
GÖZLEME, KÖZLEME, ÖZLEMEK, SÖZLEME
ÖZLEME
ÖZLEME
Özlemek işi, iştiyak.
KÖZLEMEK
Et, sebze, meyve, hamur vb.ni köz üzerinde pişirmek.
GÖZLEMECİ
Gözleme yapan veya satan kimse.
GÖZLEMECİLİK
Gözlemecinin yaptığı iş.
SÖZLEME
Sözlemek işi.
ÇÖZLEMEK
Davarın karın ve bağırsak iç yağlarını ayırmak. Eti közde pişirmek.
GÖZLEME
Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.
ÖZLEMEK
Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek.
GÖZLEMEK
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
SÖZLEMEK
Evlendirmek üzere söz kesmek. Söylemek.
KÖZLEME
Közlemek işi. Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı.
GÖZLEMEVİ
Gök gözlemleri yapan, gök cisimlerini ve olaylarını inceleyen yer, rasathane, observatuvar.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EVSEMEK
Evini, yurdunu özlemek.
DÜRME
Dürmek işi. Lahana. Gözleme.
KIYMALI
İçinde kıyma bulunan (yemek). İçinde kıyma bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri. İçinde kurt bulunan (meyve).
BOYLAM
Yeryüzündeki herhangi bir noktanın meridyen çemberiyle başlangıç olarak alınan Greenwich gözlemevinin meridyen çemberi arasındaki açı değeri, tul, tul derecesi, meridyen.
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.
KOLLAMAK
Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek. Göz önünde tutmak, gözlemek. Korumak, gözetmek.
İNTİZAR
Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme. İlenme, beddua, inkisar.
GÖZLEYİŞ
Gözleme işi.
GÖZLEMLEMEK
Bir nesneyi, olayı veya bir gerçeği, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelemek, müşahede etmek. Gözlemek.
GÖZLEMCİ
Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
GÖZLETMEK
Gözleme işini yaptırmak.
GALVANOMETRE
Mıknatıslı iğnede oluşan sapmaları gözlemek yoluyla elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan cihaz.
GÖRESİMEK
Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek.
BAZLAMA
Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.
İŞTİYAK
Göreceği gelme, özleme. Güçlü istek, arzu.
FOTOSKOP
Merceklerin uyumundaki değişiklikleri, onların yüzeylerindeki yansımalarla gözlemeye yarayan alet.
GÖZLENMEK
Gözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
OBSERVATUVAR
Gözlemevi.
ARZULAMAK
İstek duymak, özlemek, istemek.