Kelimeler arşivinde; içinde "övüş" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde övüş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu övüş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında övüş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÖVÜŞTÜREBİLMEK
DÖVÜŞTÜREBİLME
DÖVÜŞEBİLMEK
DÖVÜŞKENLİK, DÖVÜŞTÜRMEK, DÖVÜŞEBİLME, SÖVÜŞTÜRMEK
SÖVÜŞTÜRME, ÖVÜŞTÜRMEK, DÖVÜŞTÜRME, DÖVÜŞÇÜLÜK
ÖVÜŞLEMEK
SÖVÜŞMEK, DÖVÜŞMEK, DÖVÜŞGEN, DÖVÜŞKEL, DÖVÜŞKEN, GÖVÜŞLÜK
SÖVÜŞME, DÖVÜŞME, DÖVÜŞÇÜ
DÖVÜŞ, SÖVÜŞ
ÖVÜŞ
ÖVÜŞ
Övme işi.
DÖVÜŞTÜREBİLME
Dövüştürebilmek işi.
SÖVÜŞMEK
Birbirine sövmek.
SÖVÜŞTÜRMEK
Birbirine sövdürmek.
DÖVÜŞEBİLME
Dövüşebilmek işi.
DÖVÜŞGEN
Kavgacı.
DÖVÜŞMEK
Karşılıklı birbirini dövmek, vuruşmak. İki silahlı kuvvet çatışmak. Boks yapmak.
ÖVÜŞLEMEK
Koçandaki mısırları tanelemek.
DÖVÜŞTÜREBİLMEK
Dövüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖVÜŞEBİLMEK
Dövüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖVÜŞTÜRMEK
Dövüşmelerini sağlamak.
SÖVÜŞTÜRME
Sövüştürmek işi.
DÖVÜŞKENLİK
Dövüşken olma durumu.
ÖVÜŞTÜRMEK
Sıvımsı birkaç nesneyi birbirine karıştırmak.
DÖVÜŞÇÜLÜK
Dövüşçü olma durumu.
DÖVÜŞTÜRME
Dövüştürmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖVÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞAZLAŞMAK
Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.
KAVGA
Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.
KOÇKAR
Dövüş için yetiştirilmiş iri koç.
SÖVÜŞME
Sövüşmek işi.
KÖSEMEN
Sürünün önünden giderek ona kılavuzluk eden koç ya da teke. Yol gösteren kılavuz. Dövüşken iri koç veya teke. Borsada öncülük yapan hisse.
BOKS
Belirli kurallara uyularak yapılmış olan yumruk dövüşü, yumruk oyunu.
VURUŞKAN
Dövüşken.
DÖVÜŞME
Dövüşmek işi.
JUDO
Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
TAKRİZ
Övme, övüş, bir eserin başına konulan yetkili bir kimsenin yazdığı, övücü tanıtma yazısı, beğence.
TEKVANDO
El ve kol vuruşlarından çok, ayak ve tekme tekniklerine önem veren, Uzak Doğu'ya özgü dövüş sanatı.
DÖVÜŞÇÜ
Dövüşmeyi seven kimse.
BOĞUŞMAK
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.
DÖVÜŞKEN
İyi dövüşen veya dövüşmeyi seven.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
GIRTLAKLAŞMAK
Birbirinin gırtlağına sarılarak dövüşmek.
PENÇELEŞMEK
Pençe pençeye gelmek, kavga etmek, dövüşmek. Çok uğraşmak, mücadele etmek.
KARATE
Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi.
GLADYATÖR
Eski Roma'da arenada birbirleriyle veya yırtıcı hayvanlarla dövüşen kimse.