Kelimeler arşivinde; içinde "önlenme" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde önlenme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu önlenme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında önlenme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖNLENME
Önlenmek işi.
BÖNLENMEK
Bilmemek, bilmezden gelmek.
ÖNLENMEK
Önleme işi yapılmak.
YÖNLENME
Polimer zincirine bağlanan fonksiyonel grupların veya atom sıralarının , birbirini izleyen birimlerin gelişigüzel bağlanması ataktik, aynı konfigürasyonda bulunmak üzere bağlanması isotaktik, ters konfigürasyonda bulunmak üzere bağlanması sindiotaktik polimer yapısını oluşturduğu, düzenlenmeleri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNLENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
HEPARİN
Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.
ANTİKOAGÜLASYON
Pıhtılaşmanın önlenmesi, antikoagülan tedavi.
ENGELLEME
Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.
ECZA
Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde.
YÖNELMEK
Belli bir yön tutmak, yüzünü belli bir yöne doğru çevirmek, teveccüh etmek, yönlenmek. Hedef almak. Amaç olarak benimsemek, yönlenmek.
HEMOSTAZ
Kanamanın durdurulması, herhangi bir vücut bölgesinde seyreden kan akımının yavaşlaması. Kanın damar dışına çıkmasının, fizyolojik veya cerrahi olarak önlenmesi. Zedelenmiş veya yırtılmış kan damarından kan akışının önlenmesi için geçekleşen damar büzülmesi, kan pulcuğu tıkacının oluşması, kanın pıhtılaşması ve fibröz doku oluşmasını içeren olaylar zinciri.
ONİYEKTOMİ
Tırnak veya tırnak yataklarının kesilerek çıkarılmasıyla kedilerde tırmalamanın önlenmesi.
YÖNELME
Yönelmek işi, yönlenme.
PARAMETADİON
Kardiazolün yol açtığı çırpınmaların önlenmesinde ve sara hastalığının tedavisinde kullanılabilen oksazolidindion türevi bir ilaç.
SUSTURULMAK
Susması sağlanmak, konuşması önlenmek. Aldığı karşılıkla artık söz söyleyemeyecek bir duruma düşürülmek.
ANTİARİTMİK
Kalpteki çeşitli ritim bozukluklarının önlenmesi, ortadan kaldırılması veya kontrol altına alınması amacıyla kullanılan.
KANALİZE
"Yönlendirmek, bir düzene koymak" anlamındaki kanalize etmek, "yönlenmek, bir düzene konulmak" anlamındaki kanalize olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
ÇAMURLAMA
Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.
METİYONİN
Sülfür kapsayan bir amino asit. Metabolik reaksiyonlar için sülfür ve metil grubu sağlayan, insan besininin temel maddelerinden biri. Bütün ökaryotlarda metiyonin, bakterilerde ve mitokondrilerde ise formillenmiş metiyonin polipeptit zincirlerinin sentezinde kullanılan ilk amino asittir. Suda çözünen, alkolde çok az çözünen, eterde çözünmeyen, kükürt içeren, protein ve yağ metabolizmasında önemli rol oynayan esansiyel bir aminoasit. Sembolü Met ve M olan vücutta metil ve sülfür gruplarını sağlayan hidrofobik yan zincire sahip yan zinciri kükürt içeren, yağların parçalanmasına, karaciğer ve arterlerde yağ oluşumunun önlenmesine yardımcı olan, kemik gelişimini artıran esansiyel bir amino asit.
KONTRASEPSİYON
Gebeliğin önlenmesi.
ÖNLENİŞ
Önlenme işi.
ANTİALERJİK
Alerjilerin önlenmesinde veya tedavisinde kullanılan ilaç. Alerjiye neden olmayan.
YASAKLANMAK
Yasak edilmek, yapılmaması buyrulmak veya istenmek, yapılması engellenmek, önlenmek, menedilmek, alıkonulmak.
ANTİSERUM
Bağışık serum. Bağışıklıktan sonra elde edilen ve özel antikorlar kapsayan serum. Patojen etkenler veya ürünlerine karşı doğal veya yapay yolla oluşturulmuş antikorları içeren serum. Özgün antijene maruz bırakılan hayvandan elde edilen, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve tanısında kullanılan, antikor içeren serum.