İçinde ÖNDE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "önde" olan, toplam 77 tane kelime bulunuyor. İçerisinde önde bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu önde ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında önde olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

GÖNDERİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

GÖNDERİLEBİLME, YUKARIGÖNDELEN

13 harfli kelimeler

GÖNDERİVERMEK, GÖNDEREBİLMEK, AŞAĞIGÖNDELEN

12 harfli kelimeler

GÖNDERİVERME, GÖNDEREBİLME

11 harfli kelimeler

GÖNDERİLMEK, ÖNDENETLEME, ÖNDELEMESİZ, GÜNDÖNDEREN, GÖNDERMELİK, DÖNDERLEMEK

10 harfli kelimeler

GÖNDERİLİŞ, ÖNDENETLİK, ÖNDELEMELİ, GÖNDERİLME, GÖNDERTMEK, ÇÖNDERMEYH

9 harfli kelimeler

DÖNDERTME, GÖNDERİCİ, GÖNDERTME, YÖNDEŞLİK, GÖNDERMEK, DÖNDERMEK, DÖNDERMEC, DÖNDERGEÇ, DÖNDERCEK, YÖNDEMSİZ

8 harfli kelimeler

ÖNDENEME, GÖNDERLİ, HÖNDELEK, GÖNDERME, ÖNDELEME, ÖNDEĞİKİ, KÖNDELEN, GÖNDERİM, YÖNDEMLİ, GÖNDERİŞ, GÖNDERGE, ÖNDERLİK, DÖNDELEK, DÖNDEMEK, GÖNDEREN, DÖNDEREÇ, DÖNDERME, GÖNDEMEK

7 harfli kelimeler

GÖNDERİ, DÖNDEME, ÖZÖNDER, ÖNDEYİŞ, ÖNDEROL, AKÖNDER, ÖNDEMEN, ÖNDEMEK, ÖNDELİK, ÖNDEGÜN, GÖNDERE

6 harfli kelimeler

GÖNDEL, YÖNDER, GÖNDER, YÖNDEM, YÖNDEŞ, KÖNDEK, ÖNDEYİ, ÖNDERE, KÖNDER, GÖNDEM

5 harfli kelimeler

ÖNDEŞ, ÖNDEÇ, ÖNDEN, ÖNDEL, ÖNDEM, GÖNDE, ÖNDER

4 harfli kelimeler

ÖNDE

Bazı kelimelerin anlamları

ÖNDE

Orada : Kalem önde.

GÖNDEREBİLMEK

Gönderme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖNDERİVERMEK

Çabucak göndermek.

GÜNDÖNDEREN

Ayçiçeği.

ÖNDENETLEME

Çevrilmesine henüz başlanmamış bir filmin oyunluğu üzerinde yapılan, bundan alınan sonuca göre filmin çevrilip çevrilmeyeceğine ya da değişiklik yapılmasına karar verilmesini sağlayan denetleme çeşidi.

GÖNDERİLEBİLME

Gönderilebilmek işi.

AŞAĞIGÖNDELEN

Konya şehri, Çakmak nahiyesine bağlı bir yer.

ÖNDELEMESİZ

İki işler çarpıldığında, hangisi önde olursa olsun çarpım sonucunun değişmemesi.

DÖNDERLEMEK

Döndürmek, bir şeyin altını üstüne getirmek.

GÖNDERİVERME

Gönderivermek işi.

GÖNDERİLİŞ

Gönderilme işi.

GÖNDERMELİK

Bir yere gönderilen mal ya da nesnelere ilişkin çizelge.

GÖNDEREBİLME

Gönderebilmek işi.

YUKARIGÖNDELEN

Konya şehri, Çakmak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÖNDERİLMEK

Gönderme işi yapılmak veya gönderme işine konu olmak.

GÖNDERİLEBİLMEK

Gönderilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖNDE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

AVANS

Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

ALEMDAR

Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse. Önder.

BORNOZ

Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek. Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

AT

Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

BAĞLANTISIZ

Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

BAŞKESİT

Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

BAŞAĞAÇ

Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

ALERJİ

Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.

BATI

Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.

ATIF

Yöneltme, çevirme. Gönderme. İlişkili bulma.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

BAŞYILDIZ

Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.