Kelimeler arşivinde; içinde "ömür" olan, toplam 72 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ömür bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ömür ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ömür olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SÖMÜRGELEŞTİRMEK, KÖMÜRLEŞTİRİLMEK
SÖMÜRGELEŞTİRME, KÖMÜRLEŞTİRİLME
KÖMÜRLEŞTİRMEK
ERİKLİKÖMÜRCÜ, SÖMÜRGELEŞMEK, KÖMÜRLEŞTİRME, KÖMÜRLEŞTİRİŞ
KÜÇÜKKÖMÜRCÜ, BÜYÜKKÖMÜRCÜ, SÖMÜREBİLMEK, SÖMÜRGECİLİK, SÖMÜRGELEŞME
KÖMÜRKAYASI, SÖMÜRGENLİK, KÖMÜRSÜZLÜK, SÖMÜRÜCÜLÜK, KÖMÜRCÜKADI, SÖMÜREBİLME, KÖMÜRÇUKURU, KÖMÜRDENMEK, KÖMÜRLEŞMEK
KÖMÜRCÜLER, BEYAZKÖMÜR, KÖMÜRKALEM, KÖMÜRYAKAN, KÖMÜRCÜLÜK, KÖMÜRLEŞME, SÖMÜRÜLMEK
HÖMÜRTLEK, TAŞKÖMÜRÜ, KÖMÜRKAYA, SÖMÜRTMEK, KÖMÜRÜMSÜ, SÖMÜRTKON, SÖMÜRGECİ, ÖMÜRLÜLÜK, KÖMÜRTLEK, SÖMÜRÜLME
KÖMÜRSEN, KÖMÜRSÜZ, ÖMÜRTLEK, SÖMÜRTME, YÖMÜRMEK, KÖMÜRTAŞ, KÖMÜRKÖY, KÖMÜRDEK, HÖMÜRMEK, KÖMÜRLÜK, SÖMÜRGEN, GÖMÜRGEN, SÖMÜRÜCÜ, SÖMÜRMEK, KÖMÜRLER
ÖMÜRSÜZ, SÖMÜRGE, SÖMÜRME, ÖMÜRDEK, ÖMÜRCAN, KÖMÜRLÜ, KÖMÜRCÜ, SÖMÜRÜŞ, GÖMÜRTÜ, KÖMÜRSÜ, KÖMÜREN
ÖMÜRAL, ÖMÜRLÜ, SÖMÜRÜ
SÖMÜR, KÖMÜR
ÖMÜR
ÖMÜR
Yaşam. Çok hoşa giden şey. Yeşil. Yaşama, yaşayış, hayat.
KÖMÜRLEŞTİRİLMEK
Kömür durumuna getirilmek.
KÖMÜRLEŞTİRMEK
Kömür durumuna getirmek.
SÖMÜRGELEŞME
Sömürge durumuna gelme, müstemlekeleşme.
SÖMÜRGELEŞTİRME
Sömürgeleştirmek işi, müstemlekeleştirme.
BÜYÜKKÖMÜRCÜ
İzmir şehrinde, Tire belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SÖMÜRGELEŞTİRMEK
Sömürge durumuna getirmek, sömürge yapmak, müstemlekeleştirmek.
KÖMÜRLEŞTİRİLME
Kömürleştirilmek işi.
ERİKLİKÖMÜRCÜ
Balıkesir şehri, İvrindi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SÖMÜREBİLMEK
Sömürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖMÜRLEŞTİRİŞ
Kömürleştirme işi.
KÜÇÜKKÖMÜRCÜ
İzmir kenti, Tire ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SÖMÜRGECİLİK
Genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi, müstemlekecilik, kolonyalizm.
SÖMÜRGELEŞMEK
Sömürge durumuna gelmek, müstemlekeleşmek.
KÖMÜRKAYASI
Kaya balığı cinsinden kara renkli bir balık.
KÖMÜRLEŞTİRME
Kömürleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖMÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
BAŞÜLKE
Sömürge imparatorluklarında sömürgelere egemen olan ülke.
ÇINAR
İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus). Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.
İS
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Sürme.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
İSTİSMAR
Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. Sömürme.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
BRİKET
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.
GRİZU
Normal sıcaklık ve basınçta kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
BENZEN
Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.
FÜZEN
Kömür kalem. Bu kalemle yapılmış resim.
EMPERYALİZM
Bir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık, emperyalistlik.
FENOL
Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi, asit fenik.
CEVİZ
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
CÜRUF
Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık. Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı.