Kelimeler arşivinde; içinde "ökse" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ökse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ökse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ökse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NÖKSETMEK, ÖKSELEMEK
GÖKSELEN, GÖKSEVER, GÖKSEVEN, GÖKSENİN, GÖKSEMEK, ÖKSELMEK, ÖKSELEME
GÖKSEKİ, ÖKSEMEK, ÖKSELEK, ÖKSEOTU
GÖKSER, ÖKSEKİ, ÖKSEĞİ, ÖKSEVE, ÖKSEVİ, ÖKSEĞE, GÖKSEV, GÖKSEL, GÖKSEN, ÇÖKSEK, ÖKSEME, KÖKSEL
ÖKSEK
ÖKSE
ÖKSE
Ökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun. Bu macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek. Erkekleri kendine bağlamasını bilen alımlı kadın.
GÖKSER
Saygın kimse.
ÖKSELMEK
Örselemek, hırpalamak.
ÖKSELEME
Ökselemek işi.
GÖKSEVER
Yükselmeyi, yücelmeyi seven kimse.
GÖKSEMEK
Dişi hayvan çiftleşmek istemek. İnsanlar sebzeye düşkün olmak. Hayvanlar ota düşkün olmak.
GÖKSEVEN
Yükselmeyi, yücelmeyi seven kimse.
GÖKSEKİ
Erzincan ilinde, Çatalçam bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÖKSEKİ
Ucu yanmış odun parçası.
GÖKSELEN
Mavi gözlü, varlıklı kimse.
ÖKSEOTU
Ökseotugillerden, elma, armut, kiraz, erik, kavak, meşe gibi ağaçlar üzerinde yarıasalak yaşayan çiçekli bitkilere örnek tür.
GÖKSENİN
"Her zaman yükselmeyi, ilerlemeyi amaçla" anlamında kullanılan bir isim".
ÖKSEMEK
Özlemek, göreceği gelmek, istemek.
ÖKSELEMEK
Ökse ile yakalamak.
ÖKSELEK
Elma, armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot, ökseotu.
NÖKSETMEK
Arapça kökenli nüks: nükset.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BURÇ
Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.
BÖĞELEK
Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Rahatsız edici. Ökse otu.
ÖKSEME
Öksemek durumu.
DEMÜRLEK
Kara sabanda ökse adı verilen demir kısmın üzerine geçirildiği ağaç bölüm. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
BURC
Sürgün, tomurcuk. Kışın hayvanlara yem olarak verilen söğüt, kavak gibi ağaçların yeşil kabuğu, filizi. Ağaç sakızı. Taze dal, filiz. Ökse otu.
DIBKI
Sakız ve çam ağacından yapılan, serçe tutmaya yarayan bir çeşit macun, ökse.
DİKSE
Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç.
DIBIK
Tatlı bulaşığı, şıralı, yapışkan madde: Çocuk pekmez yemiş, üstünü başını dıbık etmiş. Sakız ve çam ağacından yapılan, serçe tutmaya yarayan bir çeşit macun, ökse. Yeni yürümeğe başlayan çocuğun ayakta durması, tay.
BERÇ
Deri üstünde oluşan sertlik. Davarı ağıla sürme. Nasır. Macar üzümü denilen meyvadar ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır.
GOKÇE
Çiçeğinden ökse yapılan ve ağaçlarda asalak olarak yaşayan ve kışın yaprağını dökmeyen bir bitki.
GÖĞCE
Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki, ökseotu. Hamsiye benzer bir çeşit tatlı su balığı.
ÇELTİ
Derelerde balık avlamak için çubuklardan örülmüş bir tarafı açık, diğer tarafı kapalı bir çeşit tuzak: Derede bu akşam çeltiyi kurdum. Kuş yakalamak için kullanılan ökse: Dada dada çeltiya çiviki düşti. Meyve kurutulacak sergi.
BURUÇ
Ökse otu. Meyvesiz ağaçların ilkbaharda verdikleri tohuma benzer şeyler. Meyve kurusu.
BÖVELEK
Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Ökse otu.
ÇİĞİRDİK
Haşhaşla pekmezin karıştırılıp kaynatılmasından meydana gelen tatlı. Filiz, taze yaprak. Çiçek tomurcuğu. Ökse otu. İlk yağmurdan sonra çıkan çimen. Özellikle sabun gibi küçülen şeylerin küçük parçası: Fazla sabunlanmayacağım, bir çiğirdik yeter. Başa giyilen takkenin kenarına yapılan işleme. Pembe renk. Ağacın körpe ince dalları.
BÜVELEK
Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Ökse otu. Yazın hayvanlara musallat olan sinek, bambal sineği (Çayağzı). Sokucu olmayıp, çirkin vızıltısı nedeniyle sığırları delice kaçıran ve onlarda nokra yumrularının oluşumuna yol açan kısa boynuzlu sinek türü. (Zorunlu asalaktır. Büve, büğe, büğelek, böğelek, bevelek, iğrice, güğüm sineği, nokra sineği de denir. Soydaş birkaç türü daha vardır.).
DÜĞÜL
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Darıdan yapılan yarma. Ökse otu. Toprağın en küçük parçası. İnce elekten geçirilmiş çiğ yarma. Tomurcuk.
BIRIÇ
Ökse otu.
ÇEKİN
Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.
FİTRİ
Ökse otu.