İçinde ÖKARYOT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ökaryot" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ökaryot bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ökaryot ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ökaryot olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖKARYOT

Zarla çevrili gerçek çekirdeği bulunan. Bitki, hayvan, mantar ve protozoon gibi çekirdeği etrafında zar bulunan, kromozomlar ve hücre içi organellerden meydana gelmiş bir hücreli veya çok hücreli bir organizma.

ÖKARYOTLAR

Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden ya da hücrelerden oluşan, DNA ile histonların bir araya gelerek kromozomlan oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplâst, Golgi kompleksi, endoplâzmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre iskeletine sahip canlılara verilen genel ad. Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden veya hücrelerden oluşan DNA'yla histonların bir araya gelerek kromozomları oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplast, golgi kompleksi, endoplazmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre yapısına sahip canlılara verilen genel ad.

  -   -   -  

Anlamında ÖKARYOT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKARYOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNTRON

Ökaryot genlerde kotlama yapmayan nükleotit dizileri olup RNA'ya kaydı yapılmakla beraber daha sonra mRNA ve diğer RNA'ların iş yapan kısmından uzaklaştırılır. Ökaryotik hücre DNA'sı üzerinde transkripsiyona uğrayan ancak translasyondan önce öncül mRNA'dan kesilmeyle uzaklaştırılıp mRNA'ya aktarılmayan bu nedenle translasyona uğramayan, herhangi bir şifre içermeyen, işlevi bilinmeyen yinelenen gen bölgeleri.

EKZON

Ökaryot genlerinde DNA'nın kotlanan dizisi. Önce RNA'ya daha sonra da polipeptide tercüme edilecek olan ve birbirinden kotlama yapmayan intron parçaları ile ayrılan dizi. Öncü RNA transkripti üzerinde bulunan, mRNA'da aktarılan ve proteine açıklatılan nükleotit dizilimleri.

HİSTON

Kromatinin yapısına giren basit protein. Ökaryotların hücre çekirdeğinde nükleik asitle birleşik olarak bulunan ve DNA'nın paketlenmesine yardımcı olan lizin ve arjinin gibi bazik amino asitlerden zengin protein. Özellikle çekirdeğin kimyasal yapısında bulunan sade bir protein.

KALMODULİN

Ökaryot hücrelerde sitosolde bulunan ve dört kalsiyum iyonu bağlayarak kompleks oluşturan, cAMP fosfodiesteraz gibi birçok enzimi aktive eden, plazma zarında Ca2+ ATPaz'larının alt birimini oluşturan, yapısında 148 amino asit bulunduran düzenleyici bir protein. Dört kalsiyum iyonu bağlama yeteneğinde olan, cAMP fosfodiesteraz gibi birçok enzimi aktive eden, plazma zarında Ca++ ATPaz'larının alt birimini oluşturan, yapısında 148 amino asit bulunan kalsiyum bağlayan hücre içi düzenleyici, molekül ağırlığı yaklaşık 17000 olan ısıya dayanıklı bir protein, CAM.

MİKROFİLAMENTUM

Ökaryotik hücrelerin plazma zarının altında yer alan, endositoz, eksositoz ve hücre göç hareketlerinin etkinliklerine katılan, miyofibriller, nörofibriller ve tonofibrillerin oluşturduğu hücre iskeletinin ipliksel organelleri, mikrofilamanlar, stres iplikleri.

ÇEKİRDEKÇİK

Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir ya da birkaç tane görülebilen yapı. Nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yapı, nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde rRNA üretimi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonükleoproteinlerden oluşan interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yuvarlak veya oval biçimli yapı, nükleolus. (karşılık: nukleolus), Birçok gözelerin çekirdeğinde bulunan oldukça büyük ve çoğunluk yuvarlak bir yapı. Birden çok sayıda da olabilir.

HİSTONLAR

Bütün ökaryotik hücre çekirdeğinde, kromatinlerde DNA çift ipliği ile beraber nükleozomların yapısına giren, H1, H2A, H2B, H3, H4 ve H5 tipleri bilinen bazik bir protein grubu; bazı prokaryotlarda da bulunan histon benzeri proteinler.

METİYONİN

Sülfür kapsayan bir amino asit. Metabolik reaksiyonlar için sülfür ve metil grubu sağlayan, insan besininin temel maddelerinden biri. Bütün ökaryotlarda metiyonin, bakterilerde ve mitokondrilerde ise formillenmiş metiyonin polipeptit zincirlerinin sentezinde kullanılan ilk amino asittir. Suda çözünen, alkolde çok az çözünen, eterde çözünmeyen, kükürt içeren, protein ve yağ metabolizmasında önemli rol oynayan esansiyel bir aminoasit. Sembolü Met ve M olan vücutta metil ve sülfür gruplarını sağlayan hidrofobik yan zincire sahip yan zinciri kükürt içeren, yağların parçalanmasına, karaciğer ve arterlerde yağ oluşumunun önlenmesine yardımcı olan, kemik gelişimini artıran esansiyel bir amino asit.

EKZOSİTOZ

Ökaryot hücrelerde Salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Ökaryot hücrelerde salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak dışarı çıkması olayı, Halk dilinde hıtam. Salgı molekülleri hücre içinden hücre dışı boşluğa bu biçimde verilir.

KOMPARTIMANLAŞMA

Ökaryot hücrelerde, hücre içinde çeşitli metabolik olayların zarla çevrili değişik yerlerde ya da organellerde yapılmak üzere aynlması.

AKSONEMA

Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı. Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.

GOLGİCİSİMCİĞİ

Hücre sitoplazmasında sentez olaylarında görevli, ışık mikroskobunda gümüş boyalarıyla görülebilen, elektron mikroskobunda kesecik, vezikül ve yoğunlaştırıcı vakuoller biçiminde olan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler, lipoproteinler, kıkırdak ve bağ dokusu maddeleri, bitki hücrelerinde selülozlu maddelerin üretiminin yapıldığı, ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, çekirdeğin yakınında üst üste dizilmiş, zarla kaplı yassı keselerden oluşan hücrenin zarsel organeli, Golgi kompleksi, golgi cihazı. Cis Golgi, orta Golgi ve trans Golgi adlı üç kısımdan oluşur. Lipoproteinlerin ve karbonhidratların üretiminde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel oluşumunda görev yapar.

MİKROFİLAMENT

Ökaryotik hücrelerin sitoplazmasında bulunan, yapı ve hareketi sağlayan aktinden oluşmuş iplikçikler. Aktin, miyozin, ara filâmentler ve ökaryot hücrelerin hücre iskeletini oluşturan iplikler gibi hücre sitoplâzmasında mikroskopla görülebilecek kadar ince ve çeşitli proteinlerden yapılmış iplikler.

HIZLANDIRICI

Promotere göre ileri veya geri durumlarda görev yapan ve bazı ökaryot genlerde bulunan, promoterlerin kullanımını artıran bir tip kontrol yeri. Örtme işleminde kullanılan kimi çözeltilerin, tepkimelerini hızlandırmak için kullanılan özdek. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek.

MİKROCİSİM

Ökaryotik hücrelerin sitoplazmalarında bulunan, çok sayıda enzim içeren, daha çok karaciğer epitel hücreleri ile bazı böbrek kanalcıklarının epitel hücrelerinde bol olarak rastlanılan, kan yoluyla hücrelere gelen toksik maddeleri zararsız hâle getiren, hidrojen peroksitin yapım ve yıkımını gerçekleştiren, peroksidaz grubu enzimleri içeren zarla çevrili organel, peroksizom.

LİZOZOM

Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olup içinde sindirim enzimleri bulunan organeli. Golgi kompleksinden içi enzimle dolu olarak kopan küçük keseler primer lizozomu, bunların sindirilecek maddelerle birleşmesi sonucu oluşan keseler sekonder lizozomu meydana getirir. Hücre içindeki artık yapıların sindirilmesinde (otofaji), hücre dışından alınan yabancı maddelerin sindirilmesinde (heterofaji), zarının hasar görmesiyle hücresinin kendini sindirmesinde (otoliz) ve metamorfoz sırasında yok edilecek yapıların sindirilmesinde (histoliz) görev alan bir organel. Ökaryot hücrelerde tek bir zarla çevrili olan ve içinde sindirim enzimleri bulunan organel. Sitoplazmada unit zar yapısında, hücre içi sindirimi sağlayan, birincil ve ikincil olmak üzere iki türü bulunan zarsal organel. Lizozomlarda çeşitli maddeleri parçalayabilecek hidrolitik enzimler bulunur.

KİRPİKLER

Göz kapağında bulunan kıllar, silyum, silya. Ciliata grubuna mensup protozoonlarda (Ciliophora) görülen, bazal granül ve aksonemden meydana gelmiş, kamçıya benzerlik gösteren, ancak ondan daha kısa ve bazal granülü hücre zarına daha yakın hareket organeli. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzanmış mikro tüpçüklerden oluşan yapı.

MİKROTÜBÜL

Ökaryot hücrelerde, hücre iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sililer de ise sillerin yapısına katılan içi boş tüpçükler. Mikrotüpçük.

KİRPİK

Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri. ve hay. b. Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. Düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. Çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. Sil. Göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Bazı tek hücreli hayvansal organizmaların üzerindeki titrek tüy benzeri organel. Bazı epitel hücreler üzerindeki tüy biçiminde ince uzantılar, sil, silyum. (karşılık: sil). göz kirpiği. Titreme ve kırbaçlama hareketi yapabilen ve birçok gözelerin üzerinde rastlanan tüy biçimindeki yapılar. Birgözelilerde ve küçük çokgözeli hayvanlarda yer değiştirme ile görevlidir.

ENDOSİTOZ

Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.